Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8452 E. 2025/10219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8452
Karar No
2025/10219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/250 Esas, 2024/956 Karar KARAR: Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/216 Esas, 2021/232 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 01.07.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2024 tarihli ve 2022/250 Esas, 2024/956 Karar sayılı ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebiyle açılan Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/220 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için 1.397.616,00 TL tazminat alacaklarının olduğunun tespit edildiğini, ilk davada tazminat olarak talep ettikleri 1.333.000,00TL'nin mahsubu ile bakiye 64.616,00 TL alacaklarının tahsili hususunda işbu ek davayı açtıklarını fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla ilk dava tarihinden itibaren hesaplanacak kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile anılan davada tahsiline karar verilen 2.000,00 TL ecrimisil bedeli düşüldükten sonraki bakiye 108.169,00 TL ecrimisilin ilk davada aldırılan 08.06.2020 tarihli ek bilirkişi raporlarında belirtilen tabloda her yıl dönüm sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/562 Esas sayılı kararı ile ... adına tesciline karar verildiğini, karar gereği taşınmazın ... adına tescil edildiği, tapu kayıtlarında bu durumun açık olduğunu, daha sonraki yıllarda taşınmazın imar uygulaması sonucu kapatıldığını ifraz ve tevhid gördüğünü, birçok parsele bölündüğünü, dolayısıyla parsel numaralının değiştiğini, bir kısmının Akdeniz Belediyesi Başkanlığının mülkiyetine, bir kısmının ise özel mülkiyete geçtiğini, dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığını, bu nedenle davacının tapu maliki olmadığından bu taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat, tezyidi bedel ve ecrimisil davası açma hakkının bulunmadığını, davacının taraf ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesini, davacının ecrimisil bedeli talebi yönünden dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığı ve idare adına tescil edildiği için hakkı bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas hakkında verilen karara bir itirazlarının olmadığını, yerel mahkeme kararının faiz ve vekâlet ücreti yönünden hatalar içerdiğini, buna göre hükmün 1.maddesinde faiz başlangıç tarihinin açıkça yazılmamasının kararın infazında güçlük yaratacağını, kanuni faiz uygulamasının Anayasa'nın 46 ncı maddesi ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine açıkça aykırı bulunduğunu, uygulanacak faizin kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz olması gerektiğini, kendileri lehine takdir olunan vekâlet ücretinin hesaplanmasında uygulanan mahsup usulünün usul ve kanuna aykırı olduğunu talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davada uzlaşma dava şartının bulunmadığını, davacının açtığı ilk davanın tezyidi bedel davası olmakla fazlaya dair hakların saklı tutulması ve buna dayanarak ek dava açılmasının mümkün bulunmadığını, asıl davada tüm tazminat ve ecrimisil bedeline hükmedildiğini, 1978 yılında mahkeme kararı ile davalı ... adına tescil edilen taşınmazın daha sonra ifraz olunarak 3.şahıslar adına tapuya tescil edildiğini, bu nedenle tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin olmadığını, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, bedelin fahiş olup taşınmazın kamulaştırma tarihindeki niteliğine göre tarım arazisi olarak değer tespitinin gerektiğini, yasal faizin eldeki dava tarihinden itibaren işletilmesini, davanın ek dava kabul edilerek hiçbir araştırma ve yargılama yapılmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek dava niteliğindeki işbu davada ilk davadan arta kalan kamulaştırmasız el atma bedeli olan 64.616,00 TL'nin kısmın davalı idareden tahsilinde ve el atma tazminatının ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, yasal faizin işlemeye başlayacağı tarihin açık ve net bir biçimde gösterilmemesinin kararın infazında sorun yaratabileceği, ecrimisil talebinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararı ile onanıp 07.04.2021 tarihinde kesinleştiği, ilk davadan kaynaklanan ilave ecrimisil bedelinin 09.04.2018 tarihine kadar istenmesi gerektiğini, bu tarihten sonra 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan reddi gerektiği, vekâlet ücreti yönünden de hüküm hatalı görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen hususlar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 01.07.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8452, K. 2025/10219, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8452-e-2025-10219-k-644fede142f5