Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7907 E. 2025/2487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7907
Karar No
2025/2487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3162 Esas, 2024/858 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/378 Esas, 2021/263 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan irtifak hakkı pilon yeri kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... ve ... yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 03.05.2024 tarihli ek kararla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ek kararının kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ilçesi, Mahallesi 128 ada 48 ve 86 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin teklif verdiği dönemde emsal yerlerin dönümünün eksik tespit edildiğini, mahallinde yeniden keşif yapılarak arazinin niteliği ve objektif değer artışının ilave edilerek tespitinin yapılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin, rayiçlerin çok altında olduğunu, dava konusu olan 128 ada 48 parsel sayılı taşınmazdaki 5,289,59 m²lik irtifak hakkının davalılardan ... ve ...'ın fiili olarak kullandığı alanın üst hakkı olduğunu, dava konusu olan diğer parsel olan 128 ada 86 parselde 64,00 m² direk yeri mülkiyetinin davalılar ... tarafından fiili taksim ile kullanılan yere isabet ettiğini, bu parseldeki 8.763,93 m²lik üst hakkı ise davalılar ... ve ...'ın fiili taksim ile kullandığı alan üzerinde kaldığını, kamulaştırma bedellerinin tamamının fiili taksime göre kullanan davalılara ödenmesini ve bu şekilde tapuya tescilini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerindeki muhtesatı müvekkilinin yaptığını, muhdesat bedelinin müvekkiline verilmesi gerektiğini, taşınmazda 30 yıldır kullanılmakta olan fiili sınırların olduğunu, davalının her iki parselde de dikili nar ağaçlarının bulunduğunu, tespit dosyasında nar alanının 6000 m² olarak gösterildiğini ancak nar alanının 70 dönüm olduğunu, kamulaştırma nedeniyle nar ağaçlarında meydana gelecek zararın göz önüne alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüksek belirlenen bedeli kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini, su kuyuları için değer düşüklüğü hesaplanmasının doğru olmadığını, münavebenin hatalı yapıldığını, irtifak nedeniyle oluşan değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı için davanın reddine karar verilmiş ise de bu kısmın pilon yeri bulunan alana çok yakın olduğunu, elektrik akımı nedeniyle ileriye dönük ciddi olumsuzluklar meydana geleceğini, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hat geçtikten sonra müvekkilinin kullandığı kısımda yer alan nar ağaçlarının zarar görmeye başladığını, fiili taksimi kabul etmediğini her seferinde ifade ettiğini, kararın bu haliyle infazının olmadığını, kapitalizasyon faizi oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı oranının daha düşük olması gerektiğini, arta kalan kısımlar için belirlenen değer kaybı oranı ile beton sergi için belirlenen bedelin yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olduğu, dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem ve alınan beyanlar ile % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle birim fiyat belirlenmesinde ve aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulamasının yerinde olduğu ancak davalı ...'nın payının yeniden hesaplanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, irtifak alanında olmayan ev için değer düşüklüğü verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık ... olarak davacı idare ve davalı tapu malikleri arasındaki irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Manisa ili, i 128 ada 48 ve 86 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7907, K. 2025/2487, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7907-e-2025-2487-k-7dde5cfb547d