Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7793 E. 2025/2497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7793
- Karar No
- 2025/2497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3499 Esas, 2024/490 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/727 Esas, 2019/338 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 03.05.2024 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ..., ...Mahallesi 623 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ile ... istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken üretim masraflarının yüksek alındığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, en az % 50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, 2018 yılına ait tarımsal verilerin kullanılması suretiyle bedel tespitinin usule aykırı olduğunu, dava konusu kamulaştırma nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer kaybının kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu kapama bağ niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 4 oranında uygulanmasında, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen irtifak değer düşüklüğü oranında bir isabetsizlik görülmediği; ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda kuru üzüm verileri üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığı, yine taşınmazın konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri, istinaf incelemesinden geçen dava dosyalarında dava konusu taşınmaza komşu olup benzer özellikteki taşınmazlara uygulanan objektif değer artış oranları da dikkate alınarak, taşınmazın gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 50 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek değer biçilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin isabetli bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetilip, kararı istinaf etmeyen davalı ... yönünden tespit edilen bedelin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği de göz önünde bulundurularak yeniden yapılan hesaplama sonucunda, toplam kamulaştırma bedelinin 66.347,23 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ... ile ...'un istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de, 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal edildiğini, bu nedenle ek kararın usul ve kanuna aykırı olup temyiz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilemeyeceğini, % 4 oranında uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin iptal edildiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline faiz işletilemeyeceğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu kapama bağ niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile değer düşüklüğü oranı uygun görülmüştür.
4. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi hükmü uyarınca hakime, dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi kurulunca 11 inci maddede belirtilen esaslar doğrultusunda düzenlenen rapor ile tarafların ve bilirkişilerin beyanlarından yararlanılarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit etme hak ve yetkisi verilmiş olmakla birlikte, bu hak ve yetkinin kullanılmasında objektif davranılması, dayanaklarının ve gerekçesinin de denetime olanak verecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekir.
6. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza objektif değer artışı uygulanması gereken koşulların oluşmadığının belirtildiği, Dairemize aynı bölgeden intikal eden ve dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında, % 10 oranında uygulanan objektif değer artış oranının yapılan temyiz incelemelerinde uygun bulunduğu gözetildiğinde; bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan kanun hükmüne aykırı olacak şekilde resen % 50 gibi yüksek oranda objektif değer artışı uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.05.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.