Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7663 E. 2025/6271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7663
- Karar No
- 2025/6271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2015 Esas, 2024/599 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/724 Esas, 2019/171 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ile davalı ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 114 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar Selahattin Baş vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olmadığını, bilirkişi heyetince gerçek değerinin çok üzerinde bedel belirlendiğini, emsalin uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, tel çitin sökülüp götürülmesi mümkün olduğundan buna da değer biçilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalılar Selahattin Baş vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporunun hatalı olduğunu, rapordaki tabloda esas alınan değerlerin kaynağı olan belgelerin dosyada bulunmadığını, farklı dosyalar için hazırlanan net gelir tablolarındaki verilerin birbirinden farklı olduğunu, giderlerin yüksek, gelirin düşük alındığını, bilirkişilerce Kocaali Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2017 yılına ait verilere dayanılarak belirlenen 11,00 TL/kg fındık satış fiyatının gerçeği yansıtmadığını, Sakarya Ticaret Borsasının verilerinin esas alınması gerektiğini, taşınmaza uygulanacak olan kapitalizasyon oranının en fazla %4 olması gerektiğini, emsal karşılaştırmasının da hatalı yapıldığını, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Kocaali Belediye Başkanlığının mücavir alan sınırları içerisinde, belediye alt yapı hizmetlerinden yararlanabilir konumu, meskun mahale yakınlığı nedeniyle parselin Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminden yapılan uydu görüntüleri de değerlendirildiğinde arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle değer belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hem dava konusu taşınmazın, hem de emsal taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastro parselleri olup bilirkişi raporunda düzenleme ortalık payı oranı düşülmemesinin doğru olduğu, emsal ile davaya konu taşınmazın uygun mesafede bulundukları, ayrıca dava tarihi itibarıyla belirlenen m² birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uygun olduğu, sonuç olarak belirlenen birim fiyatının daha evvel incelenen ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalarla uyumlu olduğu, her ne kadar davacı idare lehine vekâlet ücreti belirlenmiş ise de bu hususta davalı tarafın açık bir istinafının bulunmaması nedeniyle aleyhe değerlendirilemeyeceği, depo edilen kamulaştırma bedelinin derhal hak sahibine ödenmesi gerektiği hâlde, vadeli hesapta kalan meblağın karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de karar tarihinden sonra 15.01.2021 tarihli müzekkere ile ödeme yapıldığından bu hususun düzeltilmesine lüzum görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutad münavebe ürününe göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.