Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13235 E. 2025/5579 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13235
Karar No
2025/5579
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/427 Esas, 2024/78 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/141 Esas, 2022/149 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare, davalı ..., davalı ..., davalılar ... vd. ve davalılar ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1865 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. 3.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın değerine etki edecek objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, işbu taşınmazın raporda belirtilen özelliklere haiz olmadığını, dava konusu taşınmazın şehir merkezine uzak olduğunu, taşınmazın marjinal tarım arazisi olup verimli olmadığını, taşınmazın yakınında sulama sistemi olmadığını, dava konusu taşınmazın üzerinde yetiştirildiği iddia edilen ürünler için yapılan net gelir tespitinin fahiş olarak yapıldığını, bu itibarla arazinin değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişilerin mevkii ve şartları farklı olan taşınmazlar için de aynı arazi değerini bulduğunu, bu hususa da itiraz ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi için gereken tüm şartları taşıdığını, neticede bedel tespitinde hata yapıldığını, taşınmazın tarla vasfında olduğu kabul edilse dahi birim fiyatın ve objektif değer artış miktarının kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın Sakarya, Kocaeli ve İstanbul gibi gelişmiş il merkezlerine yakın olduğunu, halihazırda yapılmış olan duble yollar ile komşu il ve ilçelere ulaşım sağlandığını, kamulaştırılan taşınmazın tarımsal getirisinin yanında yatırım amacıyla kullanılması itibarıyla son yıllarda ilçedeki taşınmaz değerlerinde ciddi artış söz konusu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılmasına, dava konusu taşınmaz için hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin gerçek değeri yansıtmadığını, taşınmaz verimli toprakları haiz olup marjinal tarım arazisi olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin %4,5 olarak belirlenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, taşınmazın yola cepheli olduğunu, İstanbul, Ankara ve Kocaeli illerine çok yakın konumda olup, Adapazarı-Kaynarca duble yoluna da 280 m mesafede olduğunu, ayrıca Kuzey Marmara Otoyoluna da yakın olduğunu, tüm bu hususlar dahilinde bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilmeden mahkemece hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, taşınmazın gerçek değerinin tespiti için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen değerin taşınmazın rayiç değerini yansıtmadığını, objektif değer artışı oranının olması gerekenden daha düşük belirlendiğini, davacısı aynı olan ilçedeki daha önceki kamulaştırma davalarının istinaf mahkemesi kararlarında yolu dahi olmayan taşınmazlara %80 objektif değer artışı uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, taşınmazın özellikleri dikkate alındığında kapitalizasyon faizi oranının en kötü ihtimalle %3 olarak belirlenmesi gerekirken %4,5 oranında belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların hiçbirinin dikkate alınmadığını, İlk Derece Mahkemesince hukuki dinlenilme ve savunma hakları ihlal edilerek adalete olan güvenin zedelendiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 5. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ortalama eğimi ve yağış miktarı göz önüne alındığında, hukuken marjinal tarım arazisi olarak tespitinin olanaksız olduğunu, taşınmazın 6. sınıf tarım arazisi olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğunu, objektif değer artış oranı ve taşınmaza biçilen 85,09TL/m² değerin taşınmazın özelliklerine nazaran çok düşük olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının emsal olarak bildirilen Yargıtay kararları dikkate alındığında yerinde olduğu, değerleme tarihi itibarıyla tespit edilen m² birim fiyatı üzerinden belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... vd. ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, taşınmazın kamulaştırma bedeline ilk dava tarihinden dört ay sonrası olan 23.05.2021 tarihinden mahkemenin karar tarihi olan 25.03.2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, kanunun bu maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ve hal böyle olunca da yargılamanın Kanunda belirtilen süreden daha uzun olması halinde taşınmaz maliklerinin zararlarının giderilmesi açısından işletilen faiz oranı hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1865 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda kabul edilen oranlar gözetilerek uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare, davalılar ... vd. ve davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13235, K. 2025/5579, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13235-e-2025-5579-k-ec79902b8eff