Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6961 E. 2025/9603 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6961
Karar No
2025/9603
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1398 Esas, 2024/1308 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildikten sonra, tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ...263 ada 21 parsel ve 263 ada 72 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını belirterek el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; açılan davanın usul ve kanuna aykırı olup reddi gerektiğini, dava konusu 21 ve 72 sayılı dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılmış olduğunu, yine 263 adada bulunan taşınmazlar hakkında başka maliklerin şikayeti üzerine imar uygulaması hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildiğini, bu sebeple müvekkilinin belediye tarafından dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak dava tarihi itibarıyla işlem tesis edilemediğini, yine dava konusu 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 16.06.2017 tarihinde satın alındığını, davacının mevcut durumu bilerek dava konusu taşınmazı satın aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığından tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedeli ile ecrimisilin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza müdahalelerinin bulunmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas rapordaki hesaplama yönteminin ve emsalin hatalı olduğunu, yine davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların imar planı içinde bulunduklarının anlaşılmasına göre arsa niteliğinde kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer tespit edilmiş olmasının doğru olduğu, yine ilk iade sonrası aldırılan 07.03.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dairemizin son iade kararı doğrultusunda ecrimisil talebi yönünden gelir metoduna göre hesaplama yapılmasında da herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dairemizin iade kararı sonrasında iade kararında belirtilen hususlar nazara alınarak davacının ıslah dilekçesinde belirttiği miktar nazara alınarak asıl davalının asıl ve birleştirilen davanın karar yerinde belirtilen miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Asıl ve Birleştirilen Davada Hükmedilen Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/6961, K. 2025/9603, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-6961-e-2025-9603-k-2035942f4a6d