Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6662 E. 2025/10202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6662
- Karar No
- 2025/10202
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/383 Esas, 2023/171 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yönetim planı, yönetim kurulu ile kat malikleri kurulu toplantılarının ve alınan kararların iptali davasında yapılan yargılama sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; " ... Köyü S.S. ... Yapı Kooperatifi " ne ait sözde" ... Sitesi " olarak adlandırılan, ayrı ayrı 16 adada yer alan, toplam 132 parselden oluşan toplam 259 " dubleks bahçeli kagir " konuttan oluşan yerleşkede bağımsız bölüm maliki olarak davalılar ile birlikte ikamet ettiğini, dava konusu sitede toplu yapı yönetimine geçilmediği gibi tüm kat maliklerinin imzasını taşıyan geçerli bir yönetim planının da söz edilemeyeceğini, yönetim planının yok hükmünde olduğunu, yasal çoğunluk sağlanmadan oluşturulan " ... Yönetim Kurulu" nun da yok hükmünde olduğunu, adı geçen davalı yönetim kurulunun Kat Malikleri Genel Kurulunca karar alınmadan " aidat " ve " proje masrafı " adı altında gelir amaçlı avans toplamalarının hukuksuzluk örneği teşkil ettiğini, yine yeterli çoğunlukla alınmış bir karar olmadan belediyelere yüksek oranda bağışta bulunulduğunu, genel kurul toplantılarının her yıl Eylül ayı içerisinde yapılması gerekirken yönetim planına aykırı olarak yaz aylarında yapıldığını ileri sürerek yönetim ve denetim kurulunun, yönetim planının, yönetim kurulunca alınan söz konusu kararların ve kat malikleri genel kurulunca alınan kararların iptalini , aidat ve proje masrafı adı altında kendisinden tahsil edilen bedellerin faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, iptali talep edilen kararların usulüne uygun olarak yeterli çoğunlukla alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2016/519 Esas, 2017/500 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/298 Esas, 2018/854 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava dilekçesinde davacının taleplerinin birden fazla olmasına rağmen, taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borçların ve tanınan hakların, sıra numarası altında açıkça belirtilmediği, taleplerden her biri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, her bir talebi karşılayacak şekilde hüküm kurulmadığı, özellikle yönetim planı değişikliği yönünde alınacak kararların oy birliğiyle alınması gerektiği, dava dilekçesinde genel kurul kararlarının iptali de talep edilmekle, hangi kararlar için hangi nisaplarla karar alındığı hususunda detaylı inceleme yapılmadığı, bu nedenle hazirun listelerinin, çağrı davetiyelerinin, toplantı gündeminin, bu toplantıda kullanılan oylara ve vekaletnamelere ait listelerin site yönetiminden temin edilerek dosya içerisine alınmasından sonra, aralarında kat mülkiyeti hukuku alanında uzman mali müşavir bilirkişinin de olduğu bilirkişi kurulundan tarafların ve Yargıtayın denetimine elverişli rapor aldırılması, davacının kat malikleri kurulu toplantılarına katılıp katılmadığı tespit edilip 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi uyarınca öngörülen süreler içerisinde davanın açılıp açılmadığının, her bir toplantı için ayrı ayrı değerlendirilmesi, 634 sayılı Kanun'un 29/2. maddesi uyarınca olağanüstü toplantılar için öngörülen usullere uyulup uyulmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik ve yetersiz inceleme neticesinde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birden fazla ada ve parsel üzerine kurulu olan dava konusu ... sitesinde genel hükümlere dayanılarak ortak bir yönetim oluşturulduğu, genel hükümlere göre oluşturulan yönetimin görevlerine devam ettiği, toplu yapı yönetimine geçilmeyen sitede kararların paydaşların çoğunluğu tarafından alınacağı, seçilen yöneticinin kat maliklerini temsilen işlem yapabileceği, tüzel kişilik kazanmasına gerek olmadığı, paydaşlar tarafından giderler ve tahsilatlar konusunda karar alınması halinde bu kararların bağlayıcı olacağı ve sözleşme niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, kooperatifte ferdileşme olduktan sonra kat malikleri hissesine düşen ortak gider ile aidatları ödemek zorunda olduğu, dolayısı ile davacının davalıların yönetiminin yok hükmünde olduğu iddiasının yerinde görülmediği, genel kurul kararlarının iptali talebi yönünden yapılan değerlendirmede; gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 üncü maddesinde gerekse 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre olan 1 ve 6 aylık sürelerde davanın açılmadığı, yasadaki sürenin hak düşürücü süre olduğu, bu nedenle iptal davalarının bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta iptali talep edilen kararların alındığı genel kurul toplantı tarihlerinin 2004 - 2005 - 2006 - 2007 - 2008 - 2010 - 2011 - 2012 - 2013- 2014- 2015 yıllarına ait olup dava tarihinin ise 10.11.2016 tarihi olduğu, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin talepler yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının anlaşıldığı, davalıların yönetiminin yok hükmünde olduğu iddiası ile açılan sair talepler yönünden ise davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı uyarınca inceleme yapılmadığını, eksik bilgi ve belgeler celp edilmeden sadece karar defterleri üzerinden karar verildiğini, alınan kurul kararlarında oy nisaplarının ve sayısının belirtilmediğini, olağan genel kurul toplantısı adı altında yapılan toplantıların yönetim planında belirtilen tarihlerde yapılmadığını, işbu toplantıların olağanüstü toplantı olarak da kabul edilemeyeceğini, toplantılara ait hazirun cetvelleri ve çağrı belgeleri sunulmadan yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını, kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı hallerde süre koşulunun aranmayacağını, hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağını, genel kurulun ve site yönetiminin site gelirlerini bağışlama gibi yetkisi olmadığını, bu yönde alınan kararların butlanla sakat kabul edilmesi gerektiğini, yine tapuda ortak alan olarak gösterilen dükkanların lojmana, siteye ait çay bahçesinin ise otoparka çevrilmesinin imar planına aykırılık teşkil edeceğini, bilirkişi raporu hiçe sayılarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, yönetim planı, yönetim kurulu ile kat malikleri kurulu toplantılarının ve alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.