Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6235 E. 2025/2036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6235
Karar No
2025/2036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1393 Esas, 2024/881 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/28 Esas, 2023/68 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının... kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı ... haricindeki davacılar payları yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin... kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi 21250 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya karşı yetkisizlik, görevsizlik, zamanaşımı, dava şartı yokluğu ve davanın kabulüne şayan olmadığı itirazlarını ileri sürerek davanın bu yönlerden reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atılmadığını, idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, tazminat verilmesi şartlarının oluşmadığını ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar hükme esas alınan ek raporda paydaş dosyasında belirlenen metrekare birim bedeli dikkate alınmış ise de paydaş dosyasındaki değerin düşük olduğunu ve sadece idarenin istinafı ile kesinleştiğini, paydaşın itirazı olmadan kesinleşen bedelin kendilerini bağlamadığını, davalı idare lehine vekâlet ücreti verilmesinin de yerinde olmadığını, parselle ilgili gerekçeli kararın giriş kısmında hata yapılıp yanlış yazıldığını ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; incelemenin ve kıyaslamanın eksik, bedelin fazla olduğunu, uzlaşma yoluna başvurulması gerektiğini, kendilerine husumet düşmediğini, faizde ıslah tarihinin gözetilmesi gerektiğini, emsalin uygun olmadığını, davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1990 onay tarihli imar planında “Ortaokul Alanı” olarak ayrıldığı, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, taşınmaza fiili el atma olgusu gerçekleşmemiş olsa dahi imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip faizi ile davalı idareden tahsiline dair kararda yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği gibi gerekçeli kararda dava dilekçesinin özetlendiği iddia bölümünde dava konusu taşınmazın Ankara ili, ..., ...Mahallesi 26759 ada 1 parsel olarak hatalı yazılmasının sonuca etkili olmadığı, Mahkemece her zaman düzeltilebilecek maddi hata kapsamında bulunduğu ve hüküm fıkrasında bir hata da bulunmadığı, her ne kadar dava konusu taşınmazın paydaşınca açılan davada, davanın kabulüne dair kararın Ocak 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 1700,00 TL/m² birim bedel üzerinden kesinleştiği dikkate alınarak, mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle bu metrekare bedelin eldeki davada da kabulü ile hüküm kurulmuş ise de davaya konu taşınmazla emsalin vergi değerlerinin aynı olduğu, ek rapordaki birim bedele göre davaya konu taşınmazın daha değersiz kabulünün yerinde olmadığı, vergi yönünden ters orantı oluştuğu, kaldı ki paydaş dosyada kabul edilen birim bedelin sadece idarenin istinafı ile kesinleştiği de dikkate alındığında, ilk alınan kök bilirkişi kurulunca hesaplanan 2.100,00 TL/ m² birim bedelin Dairece de uygun bulunduğu, iş bu bedele göre davacı tarafça davanın ıslah edilip artırıldığı anlaşıldığından, Dairece usul ekonomisi de gözetilerek ek rapor alınmasına gerek görülmeyerek 2.100,00 TL/m² birim bedel üzerinden hesaplama yapılan kök rapor hükme esas alınarak ıslah gibi toplam 1.728.300,00 TL bedelin tahsiline ilişkin hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı tarafın istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarı ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; 1992 onay tarihli 1/1000 ölçekli İmar Planı kapsamında Ortaokul Alanı olarak ayrıldığı ve taşınmazın başkaca paydaşlarınca açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davaların kabulüne dair hükmün Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşmesi sonucunda davalı idarenin taşınmazda malik olduğu da gözetildiğinde, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapor uyarınca taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/6235, K. 2025/2036, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-6235-e-2025-2036-k-cf749c5d619f