Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/5685 E. 2025/6032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5685
Karar No
2025/6032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1834 Esas, 2024/293 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/42 Esas, 2022/195 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili ... ... köyü 122 ada 93 parsel, (eski 157 (395) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, baraj göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve baraj gölü sahası içinde kalması nedeniyle tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda verim miktarları ve ürün fiyatlarının resmi verilerin hilafına yüksek, buna karşılık üretim masrafları ile kapitalizasyon faiz oranının düşük alınarak dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinin suni olarak yükseltildiğini, münavebede yer alan ürünlere ait üretim masrafları toplamının gayrisafi üretim değerlerine oranının %50 olması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim masraflarına yer verilmediğini, arazi için hesaplanan birim fiyata %30 objektif değer artışı eklenerek kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda uygulanan %5 kapitalizasyon faiz oranının doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın nitelendirilmesinde hataya düşüldüğünü, bilirkişi raporunda sulu tarım arazisinin verimi ve fiyatının, 2016 yılı verim ve ürün maliyet cetveline göre düzenlenmediğini, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, objektif değer artışının eksik uygulandığını, kaldırma kararı öncesi verilen kararın müvekkilleri ... ve ... yönünden de istinaf edilmiş olmasına karşılık bu müvekkiller lehine hüküm kurulmamış olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki Siirt ili, ..., ... köyü 122 ada 93 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ( f ) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olduğu ancak, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş olup, Dairenin kaldırma kararı sonrasında bedelin arttığı, ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedel, kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiş olduğundan ve ilk kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan Daire kaldırma kararı sonrası usul ekonomisi gözetilerek, davacı idarenin usuli kazanılmış hakkı korunarak mahkemenin ilk kararının istinaf etmeyen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden; kaldırma kararı sonrası dava konusu taşınmaz için tespit edilen 13,10TL/m² birim fiyat üzerinden toplam kamulaştırma bedeli 72.710,63TL olmak üzere (davalıların toplam hisseleri: 95/128) davalıların hissesine tekabül eden kamulaştırma bedelinin 53.964,92TL olduğunun tespitine, ilk kararı istinaf eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., yönünden dava konusu taşınmazın (toplam kamulaştırma bedeli 94.523,82TL) tüm davalıların hissesi oranına düşen kamulaştırma bedelinin (davalıların toplam hisseleri: 95/128) 70.154,40TL olduğunun tespitine karar verilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar ... vd. vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, faiz hükmünde esas alınan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu Siirt ili, ..., ... köyü 122 ada 93 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2016 yılı Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanarak, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılardan alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5685, K. 2025/6032, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-5685-e-2025-6032-k-841a53825af3