Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13233 E. 2025/10885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13233
Karar No
2025/10885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3705 Esas, 2024/1497 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/59 Esas, 2022/69 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ..., ... Mahallesi 873 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki somut emsal seçiminin hatalı olduğunu, ilgili itirazlarının birçok kez ileri sürülmesine rağmen itirazlarını karşılar mahiyette rapor tanzim edilmediğini, hatalı emsal seçimiyle tespit edilen kamulaştırma bedelini kabul etmenin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının yanlış grupta değerlendirildiğini, gerekçeli kararda tescil hükmünün yer almamasının kararın infaz edilmesine engel olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılmasından sonra yeniden yapılan yargılama ile bozma kararındaki eksikliklerin birçoğu giderilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini ve bilirkişilerce de bozma ilamındaki hiçbir eksiklik giderilmeden rapor tanzim edildiğini ve bozulan ilk mahkeme ilamındaki rakamların tespit edildiğini, rapora ve ek rapora ilişkin yaptıkları itiraz sebeplerinin dikkate alınmadığını ve mahkemece sözkonusu rapora itibar edilerek adeta ilk kararında direnilerek aynı hükmün kurulduğunu, mahkemece taşınmazın değerinin hatalı olarak tespit edildiğini, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın benzer özelliklerde olmadığını, dava konusu taşınmazın nitelikleri ve konumu itibariyle emsal taşınmazdan en az 10 misli değerli olduğunu, bilirkişinin arsa üzerinde bulunan kulübenin bedelinin gerçek yapı bedeli üzerinden hesaplamadığını, arsa üzerindeki zirai ürünlerin de, bedelinin çok altında hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara ise 2018 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveline göre yıpranma oranları da belirlenip düşülmek suretiyle değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13233, K. 2025/10885, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13233-e-2025-10885-k-96acc8ec207a