Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11254 E. 2025/6938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11254
- Karar No
- 2025/6938
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2003/87 Esas, 2003/257 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekili 21.03.2024 havale tarihli dilekçesi ile Kadastro Müdürlüğünün, mahkeme kararında belirtilen yüzölçümler ile tescile yönelik hazırlanan ölçü krokilerindeki yüzölçümler arasında farklılıklar bulunduğundan, tavzih kararı alınması halinde tescil beyannamelerinin hazırlanabileceğinin bildirildiğni, farkın kadastro yenileme çalışmaları nedeniyle ortaya çıkmış olduğunu ve fen bilirkişisinden ek rapor alınarak hükmün tavzhinii talep etmiştir. Mahkemece; 13.05.2024 tarihli ek karar ile 2010 ve 2018 tarihli tutanaklar gereğince arşivi pis su basması nedeniyle çürüyen dosyaların imhaya gönderildiğini, bu haliyle tavzih istemine konu olan dava dosyasının kül halinde bulunmadığının görüldüğü, yalnızca karar kartonunda bir örneğinin bulunduğu, dolayısıyla ilgili dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemeleri dahil tüm teknik diğer tespitler ile bilgi ve belgelerin de mevcut olmadığı ulaşılamadığı; bu haliyle anılan dava dosyasında verilen karar üzerinden geçen uzunca süre de gözetildiğinde yalnızca davacı kurumca sunulan belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi ile teknik incelemeler yapılmak suretiyle infaza elverişli rapor aldırılmasının sağlıklı sonuca ulaşılabilecek düzeyde yeterli olmayacağı, davacı kurumun anlatılan bu fiili durum karşısında -gerekirse- yeniden açılacak bir davada icra edilecek keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılması sureti ile davacının tavzih istemine konu olan infaza elverişli teknik raporlarının alınabileceği ve sonuca ulaşılabileceği, bu haliyle yetersiz bilgi ve belgeler üzerinden eksik incelemeye dayalı olarak tavzih kararı verilmesinin aksine infaz aşamasında başkaca sorunlara sebebiyet verip 3. kişilerin hukuki durumlarını olumsuz manada etkileyebilecek olma ihtimali de düşünüldüğünde, davacı yanın talebinin bu haliyle kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığına dair sonuç ve kanaat ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü gözetildiğinde, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesinin usul ve kanuna uygun olmayacağı anlaşıldığından, tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece verilen ek karar sonucu itibariyle yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkemece verilen 13.05.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.