Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13227 E. 2025/10884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13227
Karar No
2025/10884
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3727 Esas, 2024/1498 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/101 Esas, 2020/306 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ..., ... 1269 ada 139 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi raporundaki emsal parsel ile dava konusu parselin emlak rayiç bedellerinin aynı olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiğini, buna rağmen emlak rayiç bedelleri aynı olan parsellerden dava konusu parselin emsal parselden 1,78 kat değerli olduğu raporda yer almış olup bu tespitin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, heyetçe yapılan kıyaslama ve mukayese tablosunun objektif olmadığını, söz konusu tabloda dava konusu taşınmazın ana yola yakın olması sebebiyle emsal parselden %45 oranında daha değerli olduğu belirtilmişse de söz konusu değer artışı idarelerinin yaptığı yoldan kaynaklı olduğunu, yapılan kıyaslamanın m² birim fiyatını yükseltmek amaçlı olduğunu, bilirkişi heyetinin, idarelerinin emsal incelemesi yapmadığı ve normal alım-satım rayiçlerini göz önüne almadığı iddiasının asılsız olduğunu, hükme esas raporda bilirkişi heyetince yapılan değerleme taraflı ve subjektif şekilde yapılmış olup bedel tespitininin taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli bulunduğu belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallenin hatalı yazılmış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "... Mah." ibaresinin çıkartılarak yerine “...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13227, K. 2025/10884, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13227-e-2025-10884-k-a8d6aaeec937