Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13534 E. 2025/6437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13534
Karar No
2025/6437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1788 Esas, 2024/2021 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/239 Esas, 2022/712 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve kat malikleri kurulu kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tapunun ..., ... Mahallesi ... sokağı 1097 ada, 106 pafta, 61 nolu parsel zemin 1 nolu, "... Mah. ... Sok ... Apt No:20/2-A .../İstanbul" adresli taşınmazı, maliki olan ... .'dan 15.08.2019 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, söz konusu taşınmazın posta ve kargo taşımacılığı alanında müvekkili şirketin şubesi olarak kullanıldığını, davalı tarafın Kadıköy .... Noterliğinin 16.01.2020 tarihli ve 00880 yevmiye No.su ile müvekkil şirkete gönderdiği tebligat ile kat malikleri kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 91 nolu kararını bildirdiğini, söz konusu tutanağın 9. maddesinde apartmanın ortak yerlerinden olan bahçenin işgal edildiğinden bahisle 1 nolu bağımsız bölümün tahliyesi, var ise işyeri ruhsatının iptali, ... Kargo araçlarının ortak alan bahçeye giriş-çıkışlarının yasaklanması bu konuda fiziki engeller dahil gerekli tüm önlemleri almak üzere yönetim kuruluna görev ve yetki verilmesine karar verildiğinin belirtildiğini, davalı yönetim, elektronik yazılımları değiştirerek mevcut kumandaları işlevsiz bıraktığını, müvekkili şirket hariç olmak üzere yeni kumandaların tüm tam kat maliklerine verildiğini, bu surette davalı, dava konusu kararı uygulamaya geçirerek müvekkil şirketin kullandığı kumandayı iptal ettiğini ve müvekkil şirket araçlarının bahçe içinde bulunan ve ortak alan olan otoparka girişlerinin fiilen engellendiğini, davaya konu karar ve yönetimce yapılan bu fiili engellemenin hukuka ve adalete aykırı olduğunu, ortak alan otoparka girişinin engellenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ana gayrimenkule ilişkin yönetim planının 22 nci maddesinde kat malikleri veya kiracılarının otoları için kendilerine tahsisli alanları kullanabileceğinin hüküm altına alındığını, gerek dava konusu edilen 14.01.2020 tarihli ve 91 nolu karar gerekse müvekkil şirket araçlarının bahçeye girişinin ve otoparkı kullanmasının engellenmesi fiillerinin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na aykırı olduğunu, kiracının kat malikleri kurulu kararının iptali ve hakimin müdahalesini isteyebileceğini belirterek, şirketin yasal haklarını ihlal eden ve usul ve kanuna aykırı olan kat malikleri kurulunun 14.01.2020 tarihli ve 91 nolu kararının iptalini, bahçe giriş bariyerlerinin/kapılarının açılması için gerekli olan elektronik kumandanın davalı tarafından işlevsiz bırakılması, kumandaların değiştirilmesi ve müvekkiline yeni kumanda verilmemesi suretiyle müvekkilin bahçeye girişini ve ortak alanlardan açık otoparktan yararlanmasını engellemek biçimindeki vaki müdahalesinin önlenmesini, müvekkile kumanda temin edilmesi ve sair bu yönde gerekli bütün önlemlerin alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından açılan müdahalenin önlenmesi davasında ret kararı verildiğini, bu kararın neticesinin beklenmediğini, kargo taşımacılığı yapan davacının faaliyetinin engellendiğini, apartman yönetimi tarafından alınan kararın keyfiliğinin incelenmediğini, kiracı sıfatıyla ortak yerlerden yararlanma hakkının mevcut olduğunu, alınan dosyanın uzman bilirkişi heyetince incelenmesi gerektiğini, kararın hukuken kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi "Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz" hükmü düzenlenmiştir. Ana kural bu olmakla birlikte ana taşınmazda kat maliki olmayıp da bir bağımsız bölümde kira sözleşmesine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir nedene dayanarak sürekli bir biçimde yararlanan kimseler de 33 üncü madde hükmünce mahkemeye başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilirler. Ancak bunlar, bu konuda kat maliki gibi geniş haklara sahip değillerdir. Bu kişilerin kat malikleri kuruluna karşı dava açmak için alınan kararın özel bir çıkar ile ilgili olması, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte bulunması gerekir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2019/3269 Esas, 2019/6235 Karar) Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazda davacı şirket adına kayıtlı bağımsız bölüm bulunmadığı, davacının kiracı olduğu, ancak iptali istenilen toplantıda davacının hukuki yararını etkileyen, hak ve yararlarını doğrudan zedeleyici nitelikte kararlar alındığının bilirkişi raporuyla da anlaşıldığından davacının dava açma hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının bağımsız bölümden faydalanan olarak şahsi aracını değil, işin görülmesi için (kargo eşyalarının indirilip bindirilmesi) ortak alanı kullanarak devamlı surette işgal ettiği, 634 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine göre, kat maliklerinin ortak yerlerdeki kullanma haklarının ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça her kat malikine ait arsa payı ile oranlı ise de 634 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi gereği, ortak yerlerin kullanımında kat maliklerinin rahatsız edilmemesi ve haklarının çiğnenmemesi şartı gereğince kat malikleri kurulunun, kat maliklerinin rahatsızlıklarının giderilmesi için gerekli kararların alınması yetkisi bulunduğu iptali istenen 9 uncu maddede yer alan kararın 634 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine uygun olarak oy çokluğuyla karar yeter sayısı sağlanarak alınmış olduğu, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve kat malikleri kurulu karanının iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13534, K. 2025/6437, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13534-e-2025-6437-k-d58905dac59b