Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10803 E. 2025/6436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10803
Karar No
2025/6436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2562 Esas, 2024/1385 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/387 Esas, 2021/481 Karar Taraflar arasındaki ortak alana müdahalenin önlenmesi, kal ve ve eski hâle getirilmesi istemine ilişkin dava ve karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mahallesi, 58. ... No: 49 .../İstanbul adresindeki tapuda İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 2863 ada 121 parselde kayıtlı iş merkezi vasıflı ana taşınmazda bodrum kat 1 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalılar ..., ..., ... ve ... adına taşınmazın hissedarlarından olduğunu, ana taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölüm ile 1. Kat 5,6,7,8,9 nolu bağımsız bölümlerin diğer davalı Türkiye Ekonomi Bankası AŞ'ye kiraya verdiklerini, davalıların müvekkiline ait olan 1 nolu bağımsız bölümün tavanından binanın projelerine aykırı olarak pis su borusu geçirdiklerini, pis su borusunun kâli ile mimari projeye uygun hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar-karşı davacılar vekili kendi adına asaleten, müvekkileri adına vekaleten cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; 1 nolu bağımsız bölüme yapılmış müdahale olmadığını, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/625 Esas, 2017/40 Karar sayılı kararı ile de açıkça sabit olduğunu, tavana boru döşemesinin davacı tarafından yapıldığını, davacı ile murisleri arasında anlaşmazlık olduğunu, karşı tarafın sırf dava açabilmek için boruları döşediğini, bu işlemlerin kendileri tarafından yapılmış gibi gösterildiğini, herhangi bir tasarrufta bulunmalarının ve bu bağımsız bölüme girebilmelerinin mümkün olmadığını, bunun tespitinin yapıldığını, davacının 4 nolu bağımsız bölümün pis su borusunu da bodrum kat 1 nolu bağımsız bölümün tavanından geçirildiğini, 4 nolu bağımsız bölüm içerisinden 1 nolu bağımsız bölüm bodrum kata projesinde hiçbir şekilde bulunmayan ve diğer bağımsız bölümlerin kullanımında dahi olmayan proje hilafı yeni bir pis su borusu indirdiğini, bu pis su borusunun da 1 nolu bağımsız bölüm bodrum katı tavanına boru döşenerek geçirildiğini, bağımsız bölümlerden bina ortak alanı olan bina dış cephesinde müdahalede bulunulduğunu ve bina dış cephesine proje hilafı tesisler ve ilaveler yapıldığını, binanın görüntüsünü değiştirdiğini, 1 nolu bağımsız bölüm bodrum katından tavanına döşenerek geçirildiğini binanın görünüşünün de değiştirildiğini, ayrıca kapı büyüklüğünde delik de açıldığını, bu deliklerin üzerine kaldırıma da taşacak şekilde demir kapaklı kapılar takıldığını, ve ana yolda bodrum kat 1 nolu bağımsız bölüm içerisine projesinde olmadığı hâlde, geçiş sağlandığını, 4 nolu bağımsız bölüm asma katlı dükkanın asma katındaki 58/4 sokak cephesinde bulunan camekan doğramaları projeye hilafına yerinden sökülerek projeye aykırı şekilde ana bina dışına ve ortak alana taştığını, binanın projedeki görüntüsünün değiştiğini, asma kattan dışarıya doğru çıkışı sağlayan kapı açıldığını, bina dış duvarına demirden bir kafes yerleştirildiğini, binanın dış görüntüsünü bozduğunu, kaldırımda yürüyen insanların can güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu, ihtarname gönderildiğini projeye aykırı kaline ve projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Türkiye Ekonomi Bankası AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı -karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların projeye aykırı olarak pis su borusu geçirdiklerini, davanın reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulünün tutarsızlık oluştuğunu, değişik iş dosyası istenmeden karar verildiğini, iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı karar verildiğini, aleyhe tespit olunan aykırılıkları kabul etmediklerini, rapordaki borunun farklı bir boru olduğunu, Mahkemenin ihtarda bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut dava konusu taşınmazın tapu kaydından, ana taşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, dava konusu 1 nolu bağımsız bölümün ve zemin kat 4 no lu bağımsız bölümün asıl davacı adına kayıtlı olduğu, asıl davalılar ..., ..., ... ve ...'ın, ana taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölüm ile 1. Kat 5,6,7,8,9 nolu bağımsız bölümlerin hissedarlarından olduğunu, yargılama safhasında ana taşınmazdaki dava dışı tüm kat malikler de davaya dahil edilmiş, kat maliki ve aynı zamanda yıllardır ana taşınmazda yöneticilik yapan ... dosyaya sunduğu 05.03.2020 tarihli dilekçesinde; "pis su borusunun tasdikli projesinde gösterilen rögara çıkış noktasından sökülmesi ve bodrum katın tavanına boru döşenilmesi suretiyle başka bir rögara çıkış noktasına bağlanması işlemi, davalılar tarafından değil, bizzat davacı ... tarafından gerçekleştirilmiştir" demek suretiyle, asıl davada dava konusu edilen "bodrum katın tavanına boru döşenilmesi" işleminin bizzat davacı ...'ın kendisi tarafından gerçekleştirildiğini açıkça beyan ettiği de dikkate alındığında asıl davacı ...'ın davasının ispat edemediği gerekçesi ile asıl davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığını, karşı dava yönünden ise, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan denetime elverişli, dosyayla uyumlu ve gerekçeli bilirkişi raporu dikkate alınarak, mahkemece karşı davanın kabulüne ilişkin verilen karar da bir hata bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kat maliki ve sürekli faydalanan oldukları ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların kâli, eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı-karşı davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10803, K. 2025/6436, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10803-e-2025-6436-k-20229e09f07f