Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4689 E. 2025/868 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4689
- Karar No
- 2025/868
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/19 Esas, 2024/424 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.08.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/931 Esas, 2023/1071 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, Canik ilçesi, Yeni Mahallesi 105 ada 550 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedelinin dava tarihinden karar tarihi olan 27.11.2023 tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın değerinin çok yüksek belirlendiğini, taşınmaz üzerindeki yapının değerinin de fahiş derecede yüksek hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden dört ay sonraki tarih olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın Yargıtay İçtihatlarına uygun olmadığını, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, Anayasa Mahkemesinin faiz başlangıç tarihi ve faiz oranına ilişkin kararı dikkate alınmaksızın tespit edilen kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmiş olmasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki davaya konu taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmiş olmasında, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın değerinin çok yüksek belirlendiğini, taşınmaz üzerindeki yapının değerinin de fahiş derecede yüksek hesaplandığını, yapının yaşı gözetilerek en az %40 oranında yıpranma payı kesintisi yapılması gerekirken bu kesintinin %32 oranında yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrası (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu durumda; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, hüküm altına alınan kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken, yasal faiz işletilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "yasal faizi" ibaresinin çıkarılması, yerine "kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.