Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13191 E. 2025/11194 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13191
- Karar No
- 2025/11194
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1554 Esas, 2024/1728 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, Mahkemece taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018 tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/470 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/3962 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına esas alınan raporda dava konusu taşınmaz kapama incir bahçesi kabul edildiği hâlde, bu raporda belirlenen kapama incir bahçesi niteliğine göre objektif ve kapitalizasyon üzerinden bedel tespiti gerekirken kapama zeytin bahçesi kabul edilerek fazla bedel tespiti, Mahkemece verilen ilk karar ile ödenen bedele dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren ilk karar tarihine kadar, iade üzerine oluşan fark bedele dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken sadece fark bedele ilk karar tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama incir niteliğindeki ..., Mahallesi .... parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak ve taşınmaza uygulanan objektif değer artış oranının % 230 olarak kabulü ile değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygun olduğu, ancak dava konusu taşınmazın kuru tarım arazi niteliğinde olması nedeniyle Dairenin genel uygulamaları ve aynı yöreden gelen ve denetiminden geçen dosyalarda gözönünde tutulduğunda kapitalizasyon faizinin % 5 olarak uygulanması gerekirken % 4 olarak kabulü ile metrekare bedelinin fazla tespiti, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünün dekara ortalama masrafları resmi verilere uygun ise de aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimimizden geçen dosyalarda üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmak suretiyle metrekare birim fiyatlarının belirlendiği gözönüne alındığında dekara ortalama üretim masraflarının resmi verinin 1/3’ü oranında alınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/1083 Esas, 2021/771 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uyguladığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı ve üretim masraflarının resmî verilerle uyumlu olduğu, benzer dosyalarda üretim masraflarına ilişkin düzeltme yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararının (1) ve (2) numaralı bentleri yönünden eylemli direnme kararı verilmiştir. C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına karşı taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/8731 Esas, 2022/4669 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-467 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, bozma kararının (2) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından onanmasına, bozma kararının uyularak verilen karar bölümü yönünden inceleme yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Üzerine Dairemizce Verilen Karar Dairemizin 04.07.2024 tarihli ve 2024/4092 Esas 2024/8098 Karar sayılı kararı ile uyulan bölümler yönünden mahkeme kararının onanmasına, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesine yönelik olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma kararı doğrultusunda inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. F. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının hatalı alındığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz isteminde özetle; bedelin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.