Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4275 E. 2025/6592 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4275
- Karar No
- 2025/6592
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1854 Esas, 2025/18 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hazro Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/158 Esas, 2024/103 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazda müvekkili adına olan tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan, yasal şartları taşımayan, usulsüz ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı parsele ilişkin farklı mahkemelerde dava bulunması veya aynı davacı tarafından farklı parseller için başka mahkemelerde dava açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin de buna göre hükmedilmesini, taşınmaz için acele kamulaştırma kararı bulunduğunu, acele kamulaştırma davası sonucunda bu şerhin Mahkeme kararıyla koydurulması gerektiğini, müvekkili idare tarafından konulması halinde şerhin hükümsüz olacağını ve Tapu Müdürlüğünün şerhin kaldırılması için şerhi koyan kurumun talebini aramasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare tarafından şerhin kaldırılmaması yönünde tapuya yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı idare lehine taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya konu taşınmazın başkasına devrini engellemek için konulan söz konusu şerhin acele kamulaştırma işleminin tamamlanmasından altı ay sonra 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma davasının açıldığını gösteren dilekçenin tapuya gönderilmemesi durumunda tapu idaresi tarafından resen kaldırılması gerektiğini, müvekkili idare tarafından şerhin kaldırılmaması yönünde tapuya yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığını, Tapu Müdürlüğünün şerhin kaldırılması için şerhi koyan kurumun talebini aramasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin sorumluluk alanının geniş olup personel yetersizliğinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucunda tescilin yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın şerhin kaldırılması için müvekkili kuruma veya Tapu Müdürlüğüne başvurmaksızın işbu davayı açmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, dosya için harcanacak mahkeme masrafları ve ödenecek vekâlet ücretinin davacı için sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, müvekkili idare için kurum zararına yol açacağını, kamulaştırmasız el atma davalarında tescil hükmünün kesinleşme şerhi mevcut değilken infaz edilemediğini, müvekkili idareye tescil işlemlerinin infazı için süre tanınmayarak dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğu, buna karşın şerhin konulduğu tarihten itibaren altı ay içerisinde bedel tespit ve tescil davasının açılmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin son fıkrasında öngörülen koşulların gerçekleştiği, taşınmazın tapu kaydına konulan 31/b şerhinin taşınmazın devir ve temlikine engel olduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince şerhin terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca aynı parsel için farklı malikler tarafından aynı talep ile açılan davaların birleştirilerek davacılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi