Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4471 E. 2024/9390 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4471
Karar No
2024/9390
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2996 Esas, 2024/280 Karar DAVA TARİHİ : 27.12.2019 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/604 Esas, 2022/367 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yeni Evren Sitesinin 13.07.2017 tarihli genel kurul toplantısının 7 nci maddesinde "Daha önce yapılan genel kurulda duvarların yapılması için verilen kararda site planına göre daha önce açılmış bulunan kişisel kapıların kapatılmasına ve bundan dolayı kapı açılmasının mümkün olmayacağı belirtilerek, kişisel kapı açılmamasına" karar verildiğini; ancak davalının 20.03.2019 tarihinde maliki bulunduğu meskenin tam karşısında bulunan ortak alana, site maliklerinin ve yönetiminin bilgisi ve izni olmaksızın site çevre duvarını kırarak duvar kapısı açtığını, davalının ortak mülkiyete haksız müdahalesinin önlenmesini, ortak alana izinsiz olarak yaptırılan kapının kaldırılarak site çevre duvarının aynı kalıp duvar kullanılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kat mülkiyetinin kurulmadığı veya çeşitli sebeplerden dolayı kurulamadığı taşınmazlarda, paydaşların, kat mülkiyeti kurulmuş gibi yönetim planı adını verdikleri düzenlemelerle iç organizasyonu düzenlediğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.02.2011 tarihli ve 2011/21 Esas, 2011/1217 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kat mülkiyeti hukukunun tatbik edilmediği taşınmazlarda yönetim planı adı altındaki düzenlemelerin tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile düzenlenebileceğini, dolayısıyla bir taşınmazda paydaşlar arasında yönetim planına benzer şekilde düzenlenen ve taşınmazdan yararlanmaya ve onu yönetmeye ilişkin anlaşmaların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 689 uncu maddesi vd. hükümlerine tabi olduğunu müvekkilinin site sakinlerinin bilgisi ve rızası olmadan kapı açtığını iddia etmişse de bu hususun gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu duvar örülürken ilgili parselin kuzey cephesinde her 6 ev arasında ortak alana giriş yapılacak şekilde 5-6 kapı açılmasına rağmen, müvekkilinin taşınmazının yer aldığı cephede sadece 1 kapı açıldığını, bu kapının da müvekkilinin eve giriş yapabilmek için açılan kapıdan sonra yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çevre duvarının site yönetimine geçilmeden kooperatif olarak 1980 yılında inşa edildiğini ve 2013 yılında kooperatif genel kurulda alınan karar uyarınca yenilenerek yaptırıldığını, kooperatifin feshi sonrası 13.07.2017 tarihli genel kurulunda toplantısında yeni kapı açılmamasına ilişkin karar alındığını, buna göre davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin dava konusu kapıyı açmaktaki amacının parsel içinde kalan meskenine ulaşım sağlamak olduğunu, site tarafından yapılan duvarın onaylı projede yer almadığını, onaylı projede yer almayan duvarda kapı açılmasının projeye aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortak alana müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4471, K. 2024/9390, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4471-e-2024-9390-k-8c6a09a584b8