Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4349 E. 2025/529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4349
- Karar No
- 2025/529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1308 Esas, 2024/325 Karar DAVA TARİHİ : 14.02.2018 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/159 Esas, 2021/414 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi,... Mahallesi 19 (yeni 229 ada 13) parsel sayılı taşınmazın 10.242,00 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olmadığını, fazla bloke edilen bedelin iade edilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı kamulaştırma kapsamında yapılan kamulaştırmalarda yeknesaklık bulunmadığını, fahiş farklar olduğunu, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, güncel değerleme yapılması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanılamaz hale geldiğini, yol otoban olduğundan giriş çıkış imkanı kalmadığını, yol kotunun çok altında kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin ... Belediye Başkanlığının 02.04.2018 tarihli yazı cevabında; taşınmazın 1/5000 ölçekli Revizyon ... Planında, kısmen karayolları kamulaştırma alanında, kısmen konut alanında kaldığı, bu plan doğrultusunda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan revizyonu yapılacağı, ayrıca karayolları kamulaştırma sınırı dışında kalan alanda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı doğrultusunda imar uygulaması yapılacağı belirtilmiş, ayrıca belediye hizmetlerinden yararlandığı, etrafının yer yer meskun olduğu bildirilmiştir. Dava konusu taşınmazın, Tapu Kadarstro Genel Müdürlüğünün sistemi üzerinden konumu ve uydu görüntüleri de Dairemizce incelendiğinde, arsa niteliğinde kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlarla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer düşüklüğü bulunmadığı hususuna yönelik tespitin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen 352,49 TL birim fiyatının aynı bölgeden Dairemize daha evvel yansıyan dosyalardaki metrekare fiyatlarıyla uyumlu olduğu; ancak taşınmazın bedeline yönelik hükme esas 01.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu... Mahallesi 229 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 10.244,81 m²lik kısmının kamulaştırıldığı, metrekare birim fiyatının 352,49 TL olarak tespit edildiği, toplam kamulaştırma bedelinin (352,49x10.244,81=3.611.193,07 TL) olduğu, ancak bilirkişi raporunda bu bedelin hesap hatası yapılarak 4.046.699,95 TL olarak tespit edildiği, yanlış hesaplanan bu bedel üzerinden depo kararı verildiği, tespit edilen kamulaştırma bedeline göre davacı idareden fazlaca bedel tahsil edildiği, tahsil edilen fazla bedelin iadesine karar verilmemesi, taşınmazın kısmen kamulaştırılan alanı yönünden tapu iptal ve tescile hükmedilmişse de tescile yönelik olarak 07.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılmaması doğru görülmediğinden başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, konumu ve geometrik durumu gözetildiğinde bu bölümde değer kaybı olmadığının kabulü yerindedir.
4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davacı idarece fazla bloke edilen bedelin davalı tarafa ödenmişse, varsa ödeme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine, davalı tarafa ödenmemiş ise ilgili bankaca işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iadeye hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin (3-c) numaralı alt bendinin tamamen çıkartılması, yerine “Davacı idarece fazla bloke edilen 435.506,88 TL bedelin davalı tarafa ödenmişse, varsa ödeme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine, davalı tarafa ödenmemiş ise ilgili bankaca işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.