Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3738 E. 2024/8884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3738
Karar No
2024/8884
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2095 Esas, 2023/2171 Karar DAVACILAR : 1. ... vd. vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.05.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/375 Esas, 2022/118 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... dışındaki davacılar hakkında hükmedilen bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idarenin davacı ... yönünden kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., Bektaş Mahallesi 1913 ada 1 parsel sayılı taşınmaza okul yapılmak suretiyle el atıldığından tespit edilecek bedelin ve ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak müvekkiline tapudaki hissesi oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Alanya Belediyesinin kararı ile imar planında eğitim tesisi alanı olarak tahsis edildiğini, yapılan işlemlerden belediyenin sorumlu olduğunu, dava açılırken belediyeye karşı açılması gerektiğini, yapılan imar planına itiraz edildiğini ya da dava açıldığını belirtir bir delilin sunulmadığını, parselasyon işleminin henüz tamamlanmadığından dava açılmasının uygun olmadığını, ayrıca davacı tarafın dava açma süresini geçirdiğini, süre aşımı yönünden ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkemece 20.09.2021 tarihli ön inceleme tutanağı ile ön inceleme duruşması yapılmadan keşif gününe karar verildiğini ve keşif yapıldığını, yargı yolu itirazları hakkında yerel mahkemece herhangi bir karar verilmediğini, taşınmazın Belediye kararı ile imar planında okul olarak tahsis edildiğini, bu nedenle sorumluluğun ilgili yer Belediyesine ait olduğunu, hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın çok sayıda hissedarı olduğunu, bu nedenle hissedar fazlalığı nedeniyle taşınmaz değerinin düşük olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar planında "İlköğretim Tesis Alanı" olarak ayrılmış olan dava konusu Antalya ili, ..., Bektaş Mahallesi 1913 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma olmaksızın fiilen davalı idarece el atıldığından, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın dava tarihi (31.05.2021) itibarı ile m² birim fiyatının 2.406,43 TL/m² olarak bulunarak, davacıların hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, taşınmazın bulunan m² değerinin ve tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu, konum itibarı ile uyumlu olduğu, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tahsiline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi ve geçici 6 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Buna karşın, davaya konu taşınmaza Fatih İlköğretim Okulu yapılmak suretiyle fiilen al atıldığı, el atma tarihinin 1983 öncesi olduğu nazara alındığında, davalı idare aleyhine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesi gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara ilişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3738, K. 2024/8884, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3738-e-2024-8884-k-fe63cf53ef72