Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3488 E. 2024/10226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3488
Karar No
2024/10226
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1269 Esas, 2023/3740 Karar DAVA TARİHİ : 25.01.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/24 Esas, 2023/35 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, .. Mahallesi 32138 ada 1 parsel taşınmazın maliki olduğunu, imar planında yol güzergahında kalan taşınmaza bu suretle ... tarafından kamulaştırmasız olarak hukuken el atıldığını, İzmir 2. İdare Mahkemesinin 2014/1357 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat talebinde bulunduklarını, yapılan yargılama sonucunda toplam 303.576,00 TL bedelin 100.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 28.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalan 203.576,00 TL’nin ıslah tarihi olan 31.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın Danıştay 6. Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2017/1220 Esas, 2021/11730 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, yapılan başvuru neticesinde Karşıyaka Belediye Başkanlığından 17.01.2022 tarihi itibarıyla yasal faizi ile birlikte toplam 471.926,00 TL tahsil edildiğini, yasal faizi ile ödenen paranın yıllara sirayet eden yargılama süreci, bu süreç içindeki çok ciddi ekonomik değişiklikler ve taşınmazdaki değer artışı dikkate alındığında müvekkillerin adil tatminini sağlamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile faizle giderilemeyen şimdilik 100.000,00 TL maddi zararın müvekkillerin payları oranında dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat bedelini ödemekte temerrüde düşmediğini ve yasal süre içinde Mahkeme kararının gereğinin yerine getirdiğini, munzam zarar davası açmak için yeterli koşulların oluşmadığını, dava tarafın uğradığı zararı müspet ve somut delillerle ortaya koyamadığını, bu nedenle hukuka aykırı açılan bu davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuken el atılması nedeniyle 28.08.2014 tarihinde İzmir 2. İdare Mahkemesinde dava açtıklarını, kararın 21.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, yargılama sürecinin 7 yıl sürdüğünü, ödemenin ise 17.01.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu süreçte enflasyon, döviz kuru, asgari ücret, mevduat faizi, Hazine bonosu ve Devlet tahvili faiz oranları ile taşınmaz fiyatlarının yasal faiz oranının çok üstünde artış gösterdiğini, müvekkilinin zararının yasal faiz oranı ile karşılanamadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, kamulaştırma bedelinin dava açılmasından çok sonra ödenmesinden dolayı zararın doğduğunu, enflasyon farkı, döviz kuru, mevduat faiz oranları dikkate alındığında zararın yasal faiz ile karşılanmadığının açık olduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğu hükmünün düzenlendiği, davacılar açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklıların zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığını, munzam zarar talebinin bu gerekçe ile reddinin yerinde olduğu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3488, K. 2024/10226, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3488-e-2024-10226-k-21911da84169