Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14105 E. 2025/9525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14105
- Karar No
- 2025/9525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/375 Esas, 2024/91 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 4190 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ...’nin davacının bilgisi ve rızası olmadan davacıya ait bu taşınmaz içerisinden doğal gaz boru hattı geçirmek suretiyle haksız müdahale gerçekleştirdiğini yapılan el atmanın önlenmesini ve eski hale iadesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin almış olduğu dağıtım lisansı çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) kamulaştırma yapılması talebinde bulunduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27 nci maddesi gereğince acele kamulaştırma kararı alındığı ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/189 D. İş. Sayı kararı ile 297,98 TL bedelin bankaya bloke edildiğini, taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını, tüm işlemlerin Doğalgaz Piyasası Kanunu çerçevesinde hukuk içerisinde yapıldığını, husumet yöneltilemeyeceğini, belediyenin imarda gösterdiği düzenleme ortaklık payı alanına gelen yoldan boru hattının geçirildiği ileri sürmüştür. 2.Dairemizin ilk bozma kararı sonrasında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi uyarınca taraf değişikliği sonucu davalı sıfatı kazanan EPDK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.04.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2014/909 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.04.2013 tarihli ve 2013/263 Esas, 2014/909 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; Dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma kararının EPDK tarafından alındığı, acele kamulaştırma için EPDK tarafından dava açıldığı gözetildiğinde dava konusu el atma ile ilgili husumetin EPDK'na yöneltilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan davalı şirkete karşı dava açılması; kabule göre de; dava konusu taşınmazın 68,72 m² kısmından doğalgaz boru hattı geçirilerek el atıldığı, her ne kadar doğalgaz hattı dava konusu taşınmazın imar planına göre yolda kalacak olan kısmından geçirilmiş ise de, henüz imar uygulamasına fiilen başlanmadığı ve bu kısmın mülkiyetinin hala davacıda olduğu ve acele kamulaştırma dosyası gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.10.2020 tarihli ve 2019/245 Esas, 2020/379 Karar sayılı kararı ile dava konusuz Kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... aleyhine açılan davada 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca taraf değişikliği yapılması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.10.2020 tarihli ve 2019/245 Esas, 2020/379 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, ... mahkemelerinde dava konusu el atmaya ilişkin açılmış bedel tespit tescil davası bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunmadığının anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın 68,72 m²lik kısmından doğalgaz boru hattı geçirilerek el atıldığı, her ne kadar doğalgaz hattı dava konusu taşınmazın imar planına göre yolda kalacak olan kısmından geçirilmiş ise de, henüz imar uygulamasına fiilen başlanmadığı ve bu kısmın mülkiyetinin hala davacıda olduğu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı da göz önüne alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak davanın kabulüne, 22.677,60 TL tazminatın davalı idareden tahsiline, 68,72 m²lik kısımda Hazine adına ve davalı GAZDAŞ lehine irtifak hakkı tesisi ile irtifak hakkının Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen irtifak bedelinin yetersiz olduğunu, irtifak şerhi nedeniyle değer kaybının daha fazla olduğunu ileri sürmüştür. C.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesindeki talebin dava konusu taşınmazdan boru hattı geçirilmesi nedeniyle el atmanın önlenmesi ve eski hale iade olduğu, yargılamanın bu talep üzerine yürütüldüğü ve Dairemizce bu talep değerlendirilerek iki kez bozma yapıldığı halde, davacı vekilinin 12.01.2023 tarihli celsede "dava dilekçesinde her ne kadar müdahalenin meni ve eski hale getirme talebinde bulunmuş isek de talebimiz kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir" şeklindeki beyanı gözetilerek Mahkemece tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. 3. 6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği Mahkeme hâkimince, davacı vekiline 12.01.2023 tarihli celsedeki beyanı açıklattırılarak talebin 6100 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinde düzenlenen "davanın tamamen ıslahı" kapsamında olduğunun anlaşılması halinden davacı tarafa madde gereği yeni bir dava dilekçesi vermesi için bir hafta süre verilip uyuşmazlık aydınlatıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile sair hususlar incelenmeksizin Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.