Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14077 E. 2025/10397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14077
Karar No
2025/10397
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1191 Esas, 2024/1341 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/63 Esas, 2023/117 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 3001 ve 3010 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırma yapılan kısımlardaki ağaç sayılarının eksik belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, kapitalizasyon faizinin %3-4 oranında alınmasını, taşınmazın değerine objektif değer artışı uygulanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı idarenin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, verim miktarı ve fiyatın yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3 oranında uygulanması gerektiğini, taşınmaza konumu itibarıyla objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, muhdesat değerlerinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların sulu kapama şeftali bahçesi olarak kabul edilip kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmak suretiyle metrekaresine 247,50 TL/m² değer biçildiği, ayrıca sınır ağacı niteliğindeki çeşitli cins ve miktardaki ağaçların maktu bedellerinin kamulaştırma bedeline eklendiği anlaşılmakla; kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının, sınır ağaçlarının maktu bedellerinin kamulaştırma bedeline eklenmesinin ve kamulaştırma bedelinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, her ne kadar kıymet takdir raporunda, dava konusu taşınmazlara boş oldukları değerlendirilerek sulu tarım arazisi olarak değer biçilmiş ise de dosyada yer alan keşif fotoğraflarından taşınmaz üzerindeki şeftali ağaçlarının verim çağında olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki tespitin doğru olduğu ve şeftali verilerinde masraflar çok yüksek olması sebebiyle ekonomik tarım yapmaya elverişli olmayıp 1/3'e çekilmesinin yerinde olduğu anlaşılmış, ayrıca taşınmazlar kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmekle idarenin kuru tarım arazisi itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmış, tüm dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazların sulu kapama şeftali bahçesi olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmesine, kamulaştırmadan arta kalan alanların yüzölçümü ve geometrik şeklinde bozulma olmamasına göre değer azalışı verilmemesine, mülkiyet kamulaştırma bedellerinin tespiti ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 3001 ve 3010 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14077, K. 2025/10397, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14077-e-2025-10397-k-4b5b5fe6c1c3