Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1639 E. 2025/7683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1639
- Karar No
- 2025/7683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/326 E., 2024/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili davacının 2330 sayılı Kanun'a tabi tutulduğunu, 11.10.2018 de vazife malulü sayıldığını, jandarma üstteğmen olan davacının kuruma 23.11.2020 de 3713 sayılı Kanun'a göre işlem yapılması için başvurduğunu, 23.01.2021 de talebin reddedildiğini, 27.08.2015 de saat 21,00 civarında Diyarbakır Bingöl karayolunda abalı jandarma komutanlığı önünde yol emniyet ve kontrol devriye görevi icrası sırasında ... plakalı aracın park halindeki kobra araca çarpması sonucu bu aracın da savrularak bu aracın da davacıya çarpması sonucu yaralandığı, sürücünün alkollü olduğu olay sırasında yapıaln görevin terör ile mücadele sırasında icra edildiği davacının malul kaldığı, gata 21.03.2018 tarihli rapora göre sınıfı görev yapamaz raporu verildiği, olayın 3713 sayılı Kanun kapsamına girdiği, karayolunda yol kesme adam kaçırma olaylarının engellenmesi amacı ile görev yapılırken meydana geldiği, davacıya gazilik unvanı verildiği emsal kararlar bulunduğu belirtilerek kurum işleminin iptali, 3713 sayılı Kanun'un tabi olduğunun tespiti, ve alacaklar için şimdilik 1,000 TL nin 11.10.2018 den itibaren tahsilini istemiştir. Ön inceleme duruşmasında davacı vekili davacının 3713 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespiti yanında parasal haklar bakımından tahsil istemişler ise de hesap yapılmasına gerek olmadığını, tespit kararı ve aylığın bağlandığı tarihten itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamındaki parasal hakların faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istediğini bu sebeple hesap yapılmasını istemediklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yetki süre husumet itirazında bulunmakla olayın 3713 sayılı Kanun'un girmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile "davacının davasının kısmen kabulüne, Davacının 27.08.2015 de vazife malulü olmasına neden olan olayın 3713 sayılı Kanun kapsamında kaldığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline Davacıya maluliyet aylığı bağlanma tarihi 15.02.2019 dan itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamındaki ücret ve mali hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine, Her bir ödemenin tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, Alacaklara 11.10.2018'den itibaren faiz uygulanması isteğinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi belirtilen kararının süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 27.06.2024 tarihli kararı ile "...eldeki dava, davacının somut olayda; 27.08.2015 de yol emniyet ve kontrol bölgesi görevini yaparken jandarma üsteğmen olan ... 1. Jandarma komando alay komutanlığı ... jandarma komutanı olan davacının yol kontrolü sırasında alkollü vaziyette araç kullanan başka bir şahsın kullandığı aracın TSK'ya ait araca çarpması, bu aracın da davacıya çarpması sonucu yaralandığı, davacı hakkında yol emniyeti sağlama görevi yapılırken olay meydana geldiğinden bahisle 2330 sayılı Kanun'un uygulandığı ancak 3713 sayılı Kanun'dan faydalanma talebinin reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının yaralanmasına konu eylemin 3713 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan durumlardan hiçbirine girmediği, davacının asayiş yol denetimi sırasında 3. kişinin aracının kontrolünü kaybedip araca çarpması neticesinde yaralandığı olayın Komisyon kararında belirtildiği üzerer görev sırasında trafik kazası sonucu olduğu, terör kapsamında olmadığı, bu bakımdan 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli kararı ile "davacının davasının reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.