Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13913 E. 2025/9729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13913
Karar No
2025/9729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1065 Esas, 2024/150 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 9 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, müvekkiller adına tapuya kayıtlı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu (3621 sayılı Kanun) kapsamında kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması müvekkillerin mülkiyet hakkının kendilerine tanıdığı hakları kullanmasını engellediği, müvekkiller adına tapuya kayıtlı taşınmazın 3621 sayılı Kanun kapsamında kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilerek, fazlaya ilişkin talep ve sair dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere hisseleri oranında ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile her davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan terkin davasının hukuki karar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, terkin kararı verilmesi hususunda mahkeme vasıtasıyla işlem tesis edilemeyeceği, davacı taraf dava dilekçesinde tapu kaydının kıyı kenar olarak terkin edilmesi ve tazminat talep ettiklerini, öncelikle iş bu tür davalarda tapu kaydı terkin edilip, terkin kararı kesinleşmeden tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacı tarafından açılan dava süresinde açılmadığını, bu nedenle zamanaşımı definde bulunduklarını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mal sahibi, taşınmazın dava tarihindeki değerini isteyebileceğini, davada keşif yapıldığı takdirde bilirkişilerce dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi kurulu raporunun objektif, detaylı ve denetlenebilir nitelikte olmadığını, bilirkişilerce gerekçelendirilmeyen %70 objektif değer artışı nedeniyle taşınmaza gerçek değerin çok üstünde bir değer biçildiğini, dosya münderecatı ve gözetilecek gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ve terkine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, davalı idare her türlü harçtan muaf olduğunu, yargılama giderlerinin de davacılar üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek istinaf başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yukarıda anlatıldığı şekilde taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının ... Müdürlüğünden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile ... Mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, ...'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiği anlaşılmıştır. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 71,89 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen özelliği, dosya kapsamı ve ... edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazın özelliği ve durumu dikkate alındığında % 35 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak davacı tarafın ( davacı .... hariç), dava konusu taşınmazda hem kendi hemde kök muris " ... oğlu ölü ..." tarafından hisse sahipleri olmasına rağmen Mahkemece hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde sadece kendi payları yönünden terkin kararı verilmesi verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kıyı kenar çizgisinin hangi idare tarafından, hangi kanun uyarınca, hangi yönteme uygun olarak, hangi tarihte yapılan çalışma sonucu oluştuğu, bu çalışmanın ne şekilde kesinleştiği ilgili idareden sorularak varsa kesinleşmeye ve çalışmalara esas belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine getirtilmesi, 3621 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan "Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur." ve aynı Kanun'un kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Komisyonca tespit edilip Valiliğin uygun görüşü ile birlikte gönderilen kıyı kenar çizgisi, ... Bakanlığınca onaylandıktan sonra yürürlüğe girer.” hükümleri uyarınca idarece belirlenmiş ve onaylı kıyı kenar çizgisi ya da mahkemece hükmen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi bulunup bulunmadığı araştırılarak kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise krokisinin getirtilerek kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle taşınmazın pafta üzerinde kesinleşmiş kıyı kenar çizgisine göre konumu ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alanını belirtir şekilde fen bilirkişisinden denetime elverişli rapor alındıktan sonra, kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölüm yönünden mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklı tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü ile hüküm kurulması, ilgili idare tarafından onaylanmış ya da hükmen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin bulunmadığının tespiti hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi koşulları oluşmadığının nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13913, K. 2025/9729, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13913-e-2025-9729-k-48b93f84fdab