Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12436 E. 2025/9853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12436
Karar No
2025/9853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/339 Esas, 2024/1693 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekilleri asıl ve birleştirilen davaların dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 229 parsel(yenileme ile 113 ada 101 parsel) sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, taşınmazı hiçbir şerh bulunmaksızın satın aldığını, taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/308 Esas, 2018/175 Karar sayılı kararı ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek belirlenecek tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre nedeni ile reddine aksi hâlde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsalin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında değer oranının hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın orman olmasına rağmen arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin ve emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, tazminat miktarının yüksek hesaplandığını, davalı idare dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, faizin ıslah ve ek dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davalı idare aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir tazminat bedeli tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu olup davanın davalı sıfatıyla Hazine aleyhine açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı ... aleyhine nispi vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, değerlendirme tapu iptal ve tescil kararının kesinleşme tarihi esas alınarak yapıldığından tazminatın tamamı için tapu iptali ve tescil kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu ... ili, ..., ... köyü 229 parsel sayılı taşınmazı davacının 30.12.2010 tarihinde satın aldığı, taşınmazın beyanlar hanesine 28.05.2014 tarihinde orman sınırları içerisinde kaldığına dair şerh konulduğu, ... Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/308 Esas, 2018/175 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın 07.11.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 25.01.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmek suretiyle taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değer biçilirken emsal alınan ... Mahallesi 2402 parsel sayılı taşınmazın farklı mahallede olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihlerindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili ... Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmediği gibi, dava konusu taşınmaza yakın konumda olan ... köyü 111 parsel(yeni 127 ada 1 parsel) sayılı taşınmaza ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/531 Esas, 2020/116 Karar sayılı dosyasında ... 2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 320,28 TL/m² değer tespit edilmiş olup bu değerlerin tarafların temyizi üzerine Dairemizce onandığı ve dava konusu taşınmaza yakın konumda olan ... Mahallesi 1337 parsel(yeni 341 ada 433 parsel) sayılı taşınmaza ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/254 Esas, 2023/271 Karar sayılı dosyasında Şubat 2019 değerlendirme tarihi itibarıyla 320,28 TL/m² değer tespit edilmiş olup, bu değerlerin davalı Hazinenin temyizi üzerine Dairemizce onandığı gözetildiğinde bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. 6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili ... Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12436, K. 2025/9853, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12436-e-2025-9853-k-33efe87bbef4