Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12272 E. 2025/9764 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12272
- Karar No
- 2025/9764
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2666 Esas, 2024/2397 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddi ile kamu düzenine ilişkin olduğundan resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 27794 ada 6 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilçe belediyesi sorumlu olduğundan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, davacının taşınmazdaki payını kendi serbest iradesi ile kamuya bedelsiz terk ettiğini, mülkiyetin kısıtlanmadığını, tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaza el atılmadığını, taşınmazın kamu ortaklık paylarından oluştuğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 21.544,40 m² yüzölçümlü 27794 ada 6 parselde davacının hissesi oranında malik bulunduğu, taşınmazın imar planında Ticari Rekreasyon Alanı olarak ayrıldığı ve 27794 ada 4 parselde yapılan parselasyon planı sonucu oluştuğu, 4 ve 5 parsellerin park ve rekreasyon alanı olarak düzenlendiği, ... yapım işinin bir bütün olduğu ve tüm vadiyi kapsadığı, vadide futbol sahası, idari binalar, park alanları ve ağaçlandırmaların yapıldığı ve düzenleme çalışmalarının devam ettiği, keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre parsel üzerinde bazı gecekonduların yıkıldığı, arazi tesviye ve ağaçlandırma işlemlerinin başladığı, davacı hissedarın parsel üzerine yapı yapma imkânının kısıtlanmış olduğu ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, bedelsiz terk koşuluna bağlı 12 nolu plan notunun şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle ... 17. İdare Mahkemesinin gerek 11.04.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı, gerekse 2014/121 Esas, 2014/677 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, işbu iptal kararlarının Danıştay 6. Dairesinin 2014/9022 Esas, 2014/9202 Karar ve 2015/1402 Esas, 2018/3224 Karar sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği, bu itibarla bedelsiz terke ilişkin dayanak maddenin ortadan kalktığı ve genel düzenleyici idari işlemin iptali niteliğinde olup herkesi bağladığı da dikkate alındığında yolsuz tescilin söz konusu olmadığı, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, emsal incelemesi sonucu yapılan kıyaslamalarla belirlenen bedel ile güçlü delil niteliğindeki onanarak kesinleşen birim fiyatların işbu dava tarihine eskale edilmesi suretiyle bulunan bedel ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline dair Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı "26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinden, davalı idare vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı bulunmasa da harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki ... ili, ..., ... Mahallesi 27794 ada 6 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile Dairemiz denetiminden geçen dosyalar gözetildiğinde, davalı idarece dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi harca hükmedilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.