Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9916 E. 2025/9754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9916
- Karar No
- 2025/9754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3750 Esas, 2024/1278 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın baraj göl alanı olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 265 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince hakkaniyete uygun bedel tespitini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 2. sınıf arazi olduğu, taşınmazın ulaşım güçlükle sağlanan ada mevkiinde olduğunu bu hali ile çayır vasfında olduğu, raporda 1. sınıf sulu arazi olarak değerlendirilmesinin kabulü imkansız olduğunu, ürün maliyet hesabının yanlış yapıldığını, verimin yüksek, üretim masraflarının düşük gösterildiğini, kapitalizasyon oranının yanlış belirlendiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait dava konusu taşınmazın tarla vasfında olup 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu, taşınmazın değerlendirme yılında getirebileceği net gelirin yanlış hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, yeniden keşif yapılmak sureti ile hakkaniyete uygun hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 1.sınıf sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, karpuz, silajlık mısır münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde, hesaplamaya esas alınan ürünler ile uygulanan %4 kapitalizasyon faiz oranı hesaplanmasında, taşınmazın özelliği ve konumu dikkate alınıp oranında objektif değer artışı uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak güncel tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek madde 1'i uyarınca yapılan yüzölçüm ve cins değişikliği çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve taşınmazın yüzölçümünün değişmiş olduğu anlaşıldığından, Parsel Sorgulama Sistemi üzerinden yapılan sorguda taşınmazın tamamının baraj suyu altında olduğu ve taşınmazın tamamının kamulaştırıldığı anlaşıldığından fen bilirkişisinden ek rapor alınmaya gerek görülmediği ve değişen yüz ölçümüne göre teknik bilirkişi heyetinden ek rapor aldırıldığı, dava konusu taşınmazın da bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde 2018 yılı için aynı münavebe ürünleri ile taşınmaz metrekare birim fiyatının 17,50 TL olarak takdir edildiği ve bu bedelin Daire ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği hâlde, sebebi gösterilmeden saman verisini emsal dosyadakilerden daha düşük kabul edilmek suretiyle dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 16,96 TL olarak hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmediğinden alınan ek rapor doğrultusunda istinaf eden davalılar ve etmeyen davalılar yönünden yeniden hesaplama yapılarak tespit edilen kamulaştırma bedeli İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedeli olarak belirlenenden düşük olduğundan fazla depo edilen 10.450,19 TL'nin de iadesine karar vermek suretiyle; bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faizinin eklenmesini talep ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 265 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, bedel belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekili Av. ...'nun yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.