Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13828 E. 2025/11491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13828
Karar No
2025/11491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1856 Esas, 2024/1280 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/538 Esas, 2023/192 Karar Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılması ve bugüne kadar kamulaştırılmaması nedeni ile ... ve ... tarafından davacı Bakanlık aleyhine açılan davada Antalya 3. İdare Mahkemesinin 16/09/2020 tarihli ve 2019/1074 Esas, 2020/612 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davanın kabulü ile Antalya ili, ..., ... 27520 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... ve ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile tüm kısıtlamalardan ari olarak Maliye Hazinesi adına tesciline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazdaki müvekkile ait hisselerin Antalya 3.İdare Mahkemesi 2019/1074 Esas, 2020/612 Karar sayılı dosyasına konu olan kısımlarının Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesine ilişkin olarak açılmış olan davayı kabul ettiklerini, davanın açılmasına davalı müvekkil sebebiyet vermediğinden ve davanın mahiyeti gereği aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesinden bahisle lehlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, zira dava açıldıktan sonra davanın kabulünün davalıyı kusursuz hale getirmeyeceğini, davanın kabulüne ve tesciline karar verilmiş olmasına rağmen ipotek, haciz, şerh gibi takyidatlardan ari şekilde tescile karar verilmemesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında mevcut tapu kaydına göre .... ili, ..., ... .... ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalının hissedar olduğu, davalı vekili tarafından Antalya 3. İdare Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2019/1074 Esas, 2020/612 Karar sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız hukuki el atma nedenine dayalı tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile toplam 1.000.000,00 TL tazminata hükmedilerek kararın kesinleştiği, eldeki davanın ise 08.03.2023 tarihinde açıldığı davalılar vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde davayı kabul ettiği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davalarında malike yüklenecek külfet nedeniyle taşınmazın gerçek karşılığı ödenmeden idare adına tescil edilmesin sonucu doğurabilecek herhangi bir hükmün Anayasa'nın 46 ncı maddesi ile öngörülen gerçek karşılığın ödenmesi güvencesi ile bağdaşmayacağı, yine Anayasa Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/9364 başvuru numaralı kararı göz önünde bulundurularak davalı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilemeyeceği ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davalı idarenin sorumlu tutulacağının açık olduğu, yargılama giderlerinden davalı tapu malikinin sorumlu tutulması ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin kamulaştırma hükümlülüğünü yerine getirmeyen idareyi daha avantajlı duruma getireceği gibi davalı tapu malikleri lehine belirlenen tazminatı azaltacağı, bu hususun Anayasa'nın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal edecek nitelikte bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen ve cevap dilekçesi ile de davayı kabul eden davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasında ve hisse üzerinde bulunan takyidatların kamulaştırmasız el atma tazminat bedeline yansıtılmasına karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13828, K. 2025/11491, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13828-e-2025-11491-k-b6f8d4ddb5af