Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11701 E. 2025/10160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11701
- Karar No
- 2025/10160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1382 Esas, 2024/3778 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/292 Esas, 2024/78 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 34742 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davalı hissesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle kamulaştırma bedeline faiz işletileceğine ilişkin yasada bir hüküm bulunmadığını, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin davada uygulama yerinin bulunmadığını bankaya yatırılan bedele de faiz işletildiğini mükerrer faiz uygulaması olduğunu, raporun eksik ve hatalı olduğunu emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın değerlendirme yılı olan 2023 yılına ait emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin 484,40 TL/m², emsalin 2023 yılı emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin 484,40 TL/m² olmasına rağmen dava konusu taşınmazın ... ilçe merkezinde yer alması, ticari ve turizm alanlarına yakın olması (...- ... müzesi- oteller- alışveriş merkezleri- pazar) dikkate alındığında emsalin 1,7073 kat daha değerli kabul edilmek, suretiyle 9.922,86 TL/m² birim değeri üzerinden hesaplanarak tespit edilmesinde; 2942 sayılı Kanun'un 10/8 inci maddesi gereğince tespit edilen bedelin derhal hak sahiplerine ödenmesi ve taşınmazın davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesinde; 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca tüm yargılama giderinin davacı idare üzerinde bırakılmasında ve lehe vekâlet ücreti hükmedilmemesinde ve kamulaştırma bedeline dava tarihinden geçerli olmak üzere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi yönündeki İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle kamulaştırma bedeline faiz işletileceğine ilişkin yasada bir hüküm bulunmadığını, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin davada uygulama yerinin bulunmadığını, şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.