Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13787 E. 2025/13238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13787
- Karar No
- 2025/13238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1040 Esas, 2024/1612 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/6 Esas, 2021/541 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., Mahallesi, 121 20... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, yargılamanın 2942 sayılı Kanun'da belirtilen süreler içerisinde yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, arsa niteliğinde kabul edilerek hesaplanacak bedele dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiğini, yargılama, masraf ve harçların davacı idare üzerinde bırakılması gerektiğini, arsa niteliği taşıyan taşınmazın değerinin emsal araştırması yapılarak tespit edileceğini, bu şekilde tespit edilecek bedelin ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelin derhâl davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza rayicinin üzerinde bir değer takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza takdir edilen bedelinin düşük bulunduğunu, dosya içindeki yer alan raporun hatalı olduğunu, alınan ek raporlarla bu hataların giderilmediğini, düzenleme ortaklık payı kesintisinin hatalı olup ilgili mevzuata göre hesaplanması gerektiğini, değerin Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararına aykırı şekilde belirlendiğini, taşınmaz üzerinde bulunan ağaç bedellerinin gerçek değerden uzak olduğunu, kamu düzeni yönünden de resen araştırma yapılarak hata ve eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilip emsal taşınmaz metoduna göre değer tespitinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, resen seçilen emsal taşınmazın dava konusu parsele uzaklığı, yüzölçümü, satış tarihi ve satış değeri bakımından çevredeki rayici yansıtır nitelikte ve uygun emsal olduğu, aynı bölgeden Dairelerinden geçen (2019/393 Esas, 2019/812 Karar) ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/11017 Esas, 2020/8392 Karar sayılı kararı ile onanan karardaki metrekare bedeli nazara alındığında taşınmazın metrekare bedelinin adil ve hakkaniyet uygun olduğu, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, düzenleme ortaklık payı düşülürken hata yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince gerekçede gösterilen dava dosyasında verilen kararı davacı idarenin temyiz ettiğini, davalı tarafın temyiz etmediğini, Yargıtay denetiminden geçen başka dosyalarda daha yüksek bedeller belirlendiğini, emsalle dava konusu taşınmaz kıyaslanırken hata yapıldığını, ağaçların değerinin düşük belirlendiğini, ekonomik koşullar gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli iptal kararı da gözetilerek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulansaydı dahi davalının zararının karşılanamayacağını, mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi hatalıdır.
6. Aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan aynı mahalle 121 33... parsel sayılı taşınmaza 25.01.2017 tarihi itibarıyla 266,50 TL değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin 23.01.2024 tarihli ve 2023/6811 Esas, 2024/864 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın yüzölçümünden %40 düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra dava tarihi itibarıyla 120,00 TL bedel belirleyen rapor inandırıcı bulunmamıştır.
7. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
VI. KARAR 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.