Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13187 E. 2025/9780 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13187
- Karar No
- 2025/9780
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2024/258 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ... Başkanlığı ve ihbar olunan ... Sanayi Bölgesi vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yollarına müracaat etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61 ve devamı maddelerinde davayı ihbar kurumu düzenlenmiş olup dava kendisine ihbar edilen, davayı kazanmasında hukukî yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlendiği üzere görülmekte olan davanın taraflarından birinin üçüncü bir kişiye bu davayı haber vermesi ve üçüncü kişiden bu davada kendisine yardım etmesini istemesi davanın ihbarıdır. Kendisine dava ihbar edilen kişi ihbar eden tarafın yardımcısı durumunda olduğundan, ihbar edilen kişi hakkında hüküm kurulamaz ve dava kendisine ihbar edilen kişi kararı kendi adına temyiz talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; ihbar olunan ... Sanayi Bölgesi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ... Başkanlığı vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murislerinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 540, 547 ve 559 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.05.2005 tarihli ve 2005/5-288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı gereğince, kararın yayımlandığı 04.11.2003 tarihi itibari ile el koymadan itibaren 20 yıldan fazla süre geçtiği için davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ve dava konusu parsellerin 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) uyarınca 07.06.1982 tarihli ve 1405/543 sayılı Bakanlık Oluru ile kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, usulüne uygun bir kamulaştırma kararı bulunduğunu ve taşınmaz maliklerine gerekli tebligatlar yapıldığı için kamulaştırmasız el atma iddiasının geçersiz olduğunu, dava konusu parseller için açılan hükmen tescil dosyalarında mahkemelerce usulüne uygun tebligatlar yapılarak hükmen tescil kararlarının verildiğini ve tapuya davalı idare adına tescil edildiğini, bu taşınmazların 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun kapsamında ... ... Organize Deri Sanayicileri Derneğine (... Sanayi Bölgesi) satıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını kamulaştırma işlemleri esnasında ve tescil davasında tebligat işlemlerini itina ile yerine getirdiğini, davacı tarafın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açmadığına göre davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, bu durumda kamulaştırma evrakının davacılara 6830 sayılı Kanun'a uygun olarak tebliğ edildiğinin kabulü gerektiğini, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin 25 yıl önce gerçekleştirildiğinin ve eğer değer takdir edilecekse kamulaştırma tarihindeki özelliklerin dikkate alınması gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 5999 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 6 ncı madde kapsamında el koyma tarihindeki değerin esas alınması gerektiğini iddia ederek davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddine, belirttikleri diğer nedenlerden dolayı davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. İhbar olunan ... Sanayi Bölgesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Başkanlığının müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacıların aktif dava ehliyeti olup olmadığının tespiti için araştırma yapılması gerektiğini, kısmi dava açılamayacağını ve bu sebeple dava değeri açıklattırılarak eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin kanun hükümleri uyarınca gerçekleştirildiğini, bölgenin ihdası için binlerce metrekare arazinin kamulaştırılıp tevhit edildiğini ve tevhit sonucu oluşan 5.200.000 m²yi aşan arazide bölge imar planı yapılarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi çerçevesinde takribi %43 nisbetinde düzenleme ortaklık payı ayrılarak sanayi bölgeleri oluşturulduğunu, bölgenin imar ve ihdası için yapılan harcamalarda katkı payının dikkate alınması gerektiğini, talep edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2013 tarihli ve 2012/141 Esas, 2013/640 Karar sayılı kararı ile açılan davanın 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 7 nci madde uyarınca reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.12.2013 tarihli ve 2012/141 Esas, 2013/640 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının 14.09.2015 tarihinde yürürlüğe girmesiyle; 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 7 nci maddesinin iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak yapılan kamulaştırma tebligatları getirtilip, davacılara veya murislerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, kamulaştırma bedellerinin davacılara ödenip ödenmediği değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.12.2018 tarihli ve 2017/509 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.12.2018 tarihli ve 2017/509 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu 540 ve 547 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma tarihindeki maliki... mirasçılarından ..., ... ve ... (...)’a çıkartılan noter tebligatının 05.02.1985 tarihinde, aynı çatı altında...’a tebliğ edildiği, ...’a çıkartılan noter tebligatının ise 06.02.1984 tarihinde aynı çatı altında ... imzasına tebliğ edildiği ve taşınmazların kamulaştırma bedelinin ... Kredi Bankasına bloke edildiğinin anlaşıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinde aynı konutta oturan kişiye tebligatın nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup, buna göre kendisine tebliğ yapılacak kişinin evde bulunmama sebebi ile tebligatı alan kişinin muhatap ile aynı çatı altında oturduğunun tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği, bu itibarla ..., ..., ... (...)’a yapılan tebligatta muhatapların adreste bulunmama sebepleri gösterilmediği gibi, tebligatı alan kişi ile aynı çatı altında oturup oturmadığının da belirtilmediği; ...’a çıkartılan tebligatı tebliğ alan ...'in, ... ile 1980’li yıllarda birlikte çalıştıkları ancak aynı konutta oturmadıklarına ilişkin beyanı da dikkate alındığında 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından kesinleşmiş bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceği, bu nedenle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; Dairemizin bozma kararında belirtilen gerekçelere ilave olarak 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 2 nci maddesi ve bu hükmün devam eden davalarda uygulanacağına dair aynı Kanun'un 7 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 15 inci madde hükümlerine göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yasal hasım olduğu gözetilerek işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ... Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatlarının usulüne uygun olarak yapıldığını ve bedelinin bankaya depo edildiğini, 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili idare tarafından açılan cebri tescil davası sonucunda taşınmazların müvekkili idare adına tescil edildiğini, el atma iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7201 sayılı Kanun kapsamında müvekkili idarenin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalı taraf olmaktan çıkarılarak müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tüm, ... Başkanlığının ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yasal hasım olduğu anlaşılmakla gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesine karar verildiği hâlde, gerekçeli karar başlığında maddi hata sonucu davalı olarak ... Başkanlığının da gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. İhbar Olunan ... Sanayi Bölgesi Vekilinin Temyizi Yönünden; İhbar olunan ... Sanayi Bölgesi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ... Başkanlığı Vekillerinin Temyizi Yönünden; 1. Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tüm, ... Başkanlığının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... Başkanlığının vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığının davalı kısmından “1- ...” adının çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın ihbar olunandan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare ... Başkanlığından alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı idare Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, ihbar olunandan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.