Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13083 E. 2025/11050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13083
Karar No
2025/11050
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/8 Esas, 2024/93 Karar KARAR: Ret/ Kabul Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen dava ile kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen dava yönünden reddine, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Sapanca ilçesi, ... köyü 776 parsel sayılı taşınmazı satın aldığın da tapuda hiçbir sınırlayıcı kaydın bulunmadığını, taşınmazı aralıksız olarak ve halen kullandıklarını, taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulduğunu, bu durumu taşınmazı satmak için gittiklerinde öğrendiklerini, güven duyduğu tapu kaydının kesinleşmiş orman tahdidi sınırları içerisinde kalması nedeniyle maddi olarak ciddi bir zarara uğradığını belirterek orman şerhinin kaldırılmasını, olmadığı takdirde tapulu taşınmazın orman olarak sınırlandırılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. 2. Birleştirilen 2015/10 esas sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 746 nolu parsel sayılı kayıtlı taşınmazın müvekkillerine ait olmasına rağmen tapulu taşınmazın orman olarak sınırlandırılması nedeni ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Birleştirilen 2015/347 esas sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yapılan 6831 sayılı Kanun gereği yapılan 2/B uygulamasında tamamının devlet ormanı içerisinde kaldığının tespit edildiğini belirterek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini, dava dosyasının Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/505 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 6831 sayılı Kanun'da belirtilen süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın eylemli orman haline dönüşmüş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; bu şerhin konulmasında müvekkil idarenin bir tasarrufu olmadığı gibi kaldırılmasında da tasarruf yetkisi söz konusu olmayacağından davanın öncelikle husumet yönünden reddi talebinde bulunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi 11.02.2016 tarihli ve 2014/505 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile birleştirilen 2015/10 Esas sayılı davada davalı ... idaresi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine, asıl ve birleştirilen davanın davalı Hazine yönünden kabulü ile, 194.190,80 TL'nin 103.163,86 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 91.026,94 TL'sinin ise birleştirilen 2015/10 Esas sayılı dosyanın dava tarihi olan 12.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'a verilmesine, birleştirilen 2015/347 Esas sayılı davada tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın ve birleştirilen 2015/10 Esas sayılı davanın reddine, birleştirilen 2015/347 Esas sayılı dosyanın ise kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar ve asıl davada davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Asıl davada davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin nispi olması gerektiğini, ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Asıl davada davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 14.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, taşınmaza orman şerhi konulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen davanın reddi kararına karşı taraf vekillerince yapılan temyiz başvurusunun reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de Dairenin 29.05.2023 tarihli bozma kararına ekli karşı görüşümü aynen tekrar ederek hükmün bozulması gerektiği düşüncesindeyim.14.07.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13083, K. 2025/11050, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13083-e-2025-11050-k-228cc4f29ec0