Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11204 E. 2025/9091 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11204
- Karar No
- 2025/9091
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2004 Esas, 2024/936 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil yönünden usulden reddine, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Hükmedilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinin usulden reddine ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 12638 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava konusu taşınmazlarda davacılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince davalı kurum adına tapuya tescil kararı verileceği gözetilerek, kararın kesinleşmesinden sonra idare lehine tescil kararının uygulanabilmesi ve hak kaybı olmaması için dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmaz üzerine ''Davalıdır'' şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına ilişkin itirazların reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda (2942 sayılı Kanun) belirtilen yönteme, arsa niteliğindeki taşınmazlarla ilgili emsal kararlar ile belirlenen esaslara uyulmadan değer biçildiğini, taşınmazın metrekaresine biçilen değerin taşınmazın özelliklerinin üstünde ve fahiş olduğunu, dava tarihinden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerektiğini, emsal ve değeri tespit edilen taşınmaz arasındaki tüm eksik ve üstün yönlerin karşılaştırması yapılmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmayacağını, ecrimisil tazminatı yönünden ... Genel Müdürlüğü sorumlu tutulduğu hâlde müvekili hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi ile lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığını ve resen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza trafo yapılmak suretiyle el atıldığı, arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve davacının payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmaza trafo alanı olarak el atıldığından davacı payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline, değerlendirme tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdarenin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden İstinaf isteminin usulden reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, B. Davalı İdarenin Kamulaştırılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi İlişkin Temyizi Yönünden, Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.