Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10869 E. 2025/7047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10869
Karar No
2025/7047
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2146 Esas, 2024/1573 Karar DAVA TARİHİ : 31.05.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/81 Esas, 2022/162 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümenin 04.09.1985 tarihli ve 1402/2001 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, bahse konu parsel için belirlenen 27.125.000 TL istimlak bedelinin Türkiye Emlak Kredi Bankası Ulus Şubesine 11.11.1985 tarihli ve 1563541 sayılı çekle bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin ... mirasçılarından eşi ...'e Ankara ... Noterliğinin 05.02.1992 tarihli ve 5760 yevmiye nolu, torunu ... ve ... oğlu ...'e Ankara.... Noterliğinin 05.02.1992 tarihli ve 5759 yevmiye nolu, torunu .....ve ... kızı ...'a Ankara .... Noterliğinin 05.02.1992 tarihli ve 5761 yevmiye nolu, torunu .... kızı ...'a Ankara ... Noterliğinin 05.02.1992 tarihli ve 5756 yevmiye nolu, oğlu ...'e Ankara..... Noterliğinin 05.02.1992 tarihli ve .... yevmiye nolu tebligatları ile tebliğ edildiğini, ... Mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., .... (....), ...'e hisselerin devrine ilişkin tebliğatlar gönderildiğini, hisselerin terkini ve müvekkili idare adına tesciline ilişkin herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 06.01.1987 tarihli ve 9 nolu kararı ile onaylanan 76040/1 nolu parselasyon planı ile düzenlemeye alınan 15.500 m² yüzölçümlü 285 parselin 2904 m²sinin kamulaştırılacak alan olarak ayrılmasından sonra kalan 12.596 m² üzerinden 4409 m²nin (9635 oranında) düzenleme ortaklık payı kesildiği ve geri kalan 8187 m²sinin imar parsellerine tahsis edildiğini, bu doğrultuda ...'in Kadastro 285 parselde kayıtlı 220.17 m² hissesinin 41.75 m²sinin kamulaştırılacak alan olarak ayrıldığını, geri kalan 178.92 m² hisse üzerinden 62.62 m²nin düzenleme ortaklık payı kesildiği ve geri kalan 116.29 m²sinin 18096 ada 1 nolu parsele tahsis edildiğini ancak ilgili Tapu Müdürlüğü nezdinde tescilin yapılmadığını, Ankara Büyükşehir Belediyie Encümeninin 06.10.2016 tarihli ve 2374/5047 sayılı kararı ile 76040/12 nolu parselasyon planı ile oluşan 18096 ada, 1 parselin tescil edilmesi .... Mahallesi,.... (yeni ....) ... nolu adalar arasında kalan park ve meydan alanlarını kapsayan 76040/12 parselasyon planı ile onaylandığını, Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 06.10.2016 tarihli ve 2374/5047 sayılı kararı doğrultusunda kadastro 285 parselde kayıtlı 220.17 m² ... hissesinin 116.29 m²sinin ... ada 1 nolu parsele (..../1 nolu parselasyon planı ile kamulaştırılacak alan olarak ayrılan) 41.75 metresinin .... ada 1 parsele tescil edildiğinin anlaşıldığını, ... mirasçıları adına kayıtlı olan hissenin iptali ile hissenin idareleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğinden iş bu davayı açmak mecburiyeti hasıl olduğunu, .... Mahallesinde kain 285 parsel olarak kayıtlı iken daha sonrasında imar uygulaması ile muhtelif parsellere şuyulandığını, ... mirasçıları ..., ..., ...,..., ..., ... (...), ... (...), ..., ....(...), ... hisselerinin tespitinin yapılarak müvekkili belediye adına tapuda tescil edilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkememizce müteveffa malik ...'in nüfus kayıt örneklerine göre tebligatların çıkartıldığı 18.02.1992 tarihi itibarıyla mirasçı olarak ..., ..., ...(...), ..., ..., ...(...) ve ...'in bulundukları, çıkarılan tebligatların ise isimler... ..., ..., , , ..., ..., ... olarak çıkartıldığı, mirasçılardan ..., ... hakkında tebliğ evrakı çıkarılmadığı gibi tebligat çıkarılan ...'in tebliğ evrakında yeğen olarak gösterilen kişinin kimlik bilgilerinin uyuşmadığı gibi tebligat çıkarılan diğer kişilerin de eksik isimler ile usule aykırı olarak çıkartıldığı, ... ve ... adına çıkartılan davetiyelerin bila ikmal iade olduğu, kamulaştırma işleminin mirasçılara usulüne uygun tebliğe çıkarılarak tebliğinin sağlanmadığı, alınan banka kayıtlarına göre de mirasçılara herhangi bir bedel ödenmediği, davacı idare tarafından da başkaca ödeme makbuzu sunulmadığı anlaşılmakla neticeten usulüne uygun kesinleşen bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, ... tarafından 15.07.1986 tarihli ve 10320 sayılı yazıda belirtildiği üzere hissesini rızai ferağ ile idareye devretmek için müracaat ettiğini, ancak tapu işlemlerinin tamamlanamadığını, davanın kabulünün gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare tarafından kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelin davalılar adına bankaya bloke edildiği ve kamulaştırma işleminin davalı mirasçılar yönünden kesinleştiği iddiası ile iş bu dava açılmış ise de muris eşi olan ... adına çıkartılan tebligatın tebliğ edildiği Yükselin yeğeni değil muris ... kızı... ... olduğu, zira... adına çıkartılan tebligat adresi ile aynı adres olduğu, bir kısım davalılar adına çıkartılan tebligatların veraset ilamlarına göre eksik isim yazılmak sureti ile tebliğ edildiği, ... adına (oğlu ... mirasçısı ...) ve ... adına (oğlu ... mirasçısı ...) çıkartılan tebligatlarda isim hatası ve eksiklik yapıldığından bila ikmal iade edildiği, adres araştırması yapılmadığı ve ilanen tebliğin sağlanmadığı bu yönüyle usulüne uygun yapılmış bir tebligat bulunmadığı gibi kıymet takdir komisyonunca tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmaz hissedarlarından ... adına bloke edildiği, oysa tüm taşınmaz hissedarları adına blokenin yapılması gerektiği, bloke kararına ekli isim listesinin de bulunmadığı, alınan banka kayıtlarına göre de mirasçılara herhangi bir bedel ödenmediği, davacı idare tarafından da başkaca ödeme makbuzu sunulmadığı, bu yönüyle davalılar adına bloke edilmiş bir kamulaştırma bedelinin bulunmadığı ve kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın reddine dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10869, K. 2025/7047, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10869-e-2025-7047-k-5811864cb809