Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10651 E. 2025/8840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10651
Karar No
2025/8840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1261 Esas, 2024/1407 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 535 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için Kıymet Takdir Komisyonu tarafından tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin adil ve hakkaniyete uygun şekilde tespit edilmesini, belirlenen bedele kamulaştırma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun bilimsel olmayıp kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu hâlde, bilirkişilerice arsa olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmaz, kuru tarım arazisi vasfında olmakla birlikte, bir an için arsa vasfında olduğunu kabul edilse bile değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz ile bilirkişilerce bilimesel verilere aykırı olarak yapılan karşılaştırma sonucu bedel takdir edildiğini, bu doğrultuda ilgili belediye ile Tapu Müdürlüğünden dava konusu taşınmazla benzer özellikler ihtiva eden, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın tarihli emsal olması muhtemel satışların celbinin gerektiğini, emlak vergisine esas taşınmaz metrekare bedellerinin celbinin gerektiğini, düzenleme ortaklık payının tespiti ile hesaplanan değerden düşülmesinin gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapı bedeli ve arsanın kıymet takdirinin eksik ve hatalı hesaplandığını, taşınmazın değerine yönelik yapılan kıymet takdiri ve hesaplanma şeklinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken taşınmazın konumu, nitelikleri ve özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini ve ayrıca objektif artış oranı da uygulanması gerektiğini, rapor tanziminde emsal nitelikteki parseller emsal alınmayarak kıymet takdiri yapıldığını, kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin orantılı olabilmesi için taşınmazın gerçek bedelinin malike ödenmesi ve ayrıca ödenen bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi arasında geçen dönemde gerçekleşen enflasyona nispetle taşınmazın hissedilir derecede değer kaybetmemiş olmasının gerektiğini, dava konusu arasa ve üzerindeki ağaçların kamulaştırma bedeli eksik ve yanlış hesaplandığından Anayasa’nın 35 inci maddesinde güvence altına mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan ağaçlara maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, tespit edilen kamulaştırma bedelinin idarece takdir edilen ve İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile birlikte davalı tarafa ödenmesine karar verilen kısmına dava tarihinin 4 ay sonrasından başlamak üzere ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği hâlde tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamına ikinci karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi isabetli olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygundur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10651, K. 2025/8840, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10651-e-2025-8840-k-cb5522a80ca7