Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10317 E. 2025/9554 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10317
Karar No
2025/9554
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3279 Esas, 2024/1561 Karar KARAR: Esastan ret

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve yetki belgesine istinaden davalılar vekili Avukat ... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi, ... mevkii 212 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda 8 nolu blokun 1 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalının da 2 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalının mimari projeye aykırı olarak ve yönetimden izin almaksızın balkon yaptırdığını, ancak bu balkonun ortak alanda bulunduğunu belirterek yapılan müdahalelerin önlenmesine ve eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortak alana müdahale olduğunu iddiası ile açılan davaların tüm kat malikleri aleyhine açılması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının kötüniyeti ve esasa ilişkin savunmaları nedeniyle esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; vekilin mazereti hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeksizin yokluğunda dosya hakkında sözlü yargılama yapılarak karar verilmiş olmasının usule ve kanuna aykırı olduğunu, ortak alanlara ilişkin ikame edilen davalarda tüm kat maliklerinin taraf olması gerektiğini ve eksiklik olması halinde ise taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamanın esasına geçilerek konu hakkında karar verilmesi gerektiğini, dava konusu sitenin yapımının 30 yıldan eskiye dayandığını, bu süreçte site içerisinde birçok bağımsız bölüm malikinin ortak alan sayılabilecek alanlara müdahalede bulunduğunu, balkon alanlarında ihtiyaçları doğrultusunda büyütmeler gerçekleştirdiğini, ancak bu süreçte hiçbir bağımsız bölüm malikinin bir diğeri aleyhine dava ikame etmediğini ve site yönetiminin de konuya ilişkin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, buna karşın davalıların murisi tarafından, eşinin ayağına protez takılması sonrası tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalabileceğinden ve ayrıca iki küçük torunu olması nedeniyle ihtiyaç doğrultusunda genişletildiğini, bu genişletmenin davacı ya da başka bir komşusuna zarar verebilecek ölçüde yapılmadığını ve en fazla alanı kullanma gayesi ile hareket edilmediğini, davacının yasa ile kendisine tanınan hakkını davalıya karşı dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullandığını, yeterli teknik inceleme ve açıklamaya haiz olmayan bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 22.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda kroki 3'te mavi renk ile gösterilen 5.05 m²lik imalatın ortak alanda olduğu ve mimari projeye aykırı olduğu, bu yönü ile mahkeme kararının doğru olduğu, kararda bahsi geçen hususların yerine getirilmesi için, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince uygun bir süre verilmesiyle yetinilmesi gerekirken kararın kesinleşmesinden sonra gereğinin yerine getirilmemesi üzerine davacının dava açmasıyla uygulama imkanı bulacak olan 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmediği, ancak bu hususun kaldırma nedeni yapılmayarak eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kanun'a tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.

3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Buna karşın, mahkemece eski hale getirilmesi ve bunun için uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken kararın yerine getirilmemesi halinde idari para cezası verileceğinin ihtarına ilişkin hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (3) numaralı bendinde yer alan "aksi halde KMK 33/3. Maddesi uyarınca idari para cezası verileceğinin ihtarına," cümlesinin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aleyhine temyiz olunan davacı yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10317, K. 2025/9554, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10317-e-2025-9554-k-45c93f86bcb1