Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10308 E. 2025/9204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10308
Karar No
2025/9204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2821 Esas, 2023/1484 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.

Davacılardan ..., ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen kamulaştırmasız el atma tazminatı miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; adı geçen davacılar payı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin ...'e yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... ili, ..., ... Mahallesi 20060 ada 4 parsel, 20061 ada 2 parsel, 20071 ada 2 parsel, 20077 ada 3 parsel ve 20310 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda hisse maliki olduklarını, anılan taşınmazların imar planında semt spor sahası olarak ayrıldığını, bu taşınmazlara davalı idare tarafından dereyi ıslah etmek ve duvar örmek suretiyle el atıldığını, değerin belirlenebilir olmadığını, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp tüm delilleri toplanmak suretiyle fazlaya dair ve diğer tüm hakları saklı tutularak imar planının fiilen hayata geçirilmemesi taşınmaza fiilen dere ıslahı, yol ve kaldırım yapılmak suretiyle davalı tarafından fiilen el atıldığından şimdilik 20.000,00 TL yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; kamu tesis alanlarının kurumların ihtiyaçları doğrultusunda değil halkın ihtiyacı doğrultusunda oluşturulduğunu, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Meclis kararı ile ... Planı değişikliğine uygun olarak müvekkili belediye tarafından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve sonrasında imar uygulaması işlemi yapılacağını, bunun yanında 16.09.2009 tarihli ve 125 sayılı müvekkili belediye encümen kararı ile yapılan imar uygulaması işleminin ... 1. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, söz konusu kararın Danıştay kararı ile onandığını, dava konusu taşınmazlara imar iptal şerhi düşüldüğünü, bunun yanında hisselerin imar planındaki ayrılma amacının belirlenebilmesi için imar uygulaması işleminin yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşınmaz bedelinin rayiçlerine göre fahiş olduğunu, taşınmazın değerinin daha düşük olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacıların dava konusu taşınmazlardaki payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 20.11.2019 tarihli ve 736 sayılı ... Büyükşehir Belediyesi Meclis kararı ile 1/5000 ölçekli ... Planı değişikli yapılarak onaylandığını, 1/5000 ölçekli ... Planı değişikline uygun olarak müvekkili Belediye tarafından 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve sonrasında imar uygulaması işlemi yapılacağını, 16.09.2009 tarihli ve 125 sayılı belediye encümen kararı ile yapılan imar uygulaması işleminin ... 1.İdare Mahkemesinin 2011/764 Esas, 2013/1185 Karar sayılı mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu kararın Danıştay 6. Dairesinin 2017/935 Eass, 2020/6401 Karar sayılı kararı ile onandığını, bu nedenle dava konusu taşınmazların yeniden imar uygulama işlemi yapılıncaya kadar iptal edildiğini, söz konusu taşınmaza iptal şerhi düşülmesi için müvekkil belediyenin 04.09.2020 tarihli ve e-92345746-622.03-843-2283/5152 sayılı yazısı ile Konyaaltı Tapu Müdürlüğüne bildirildiğini ve 09.09.2020 tarihli ve e-25005784-730.10[730.10]-2184119 sayılı ... Tapu Müdürlüğün yazısı ile söz konusu taşınmazlara imar iptal şerhi düşüldüğünü, kaldı ki davacıların taşınmazdan istifade edebileceğini, talepleri doğrultusunda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 61 nci maddesi gereğince yapı ruhsatı verilebileceğini, fiili el atma olmadığından davanı görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili belediyenin, büyükşehir belediye başkanlığınca yapılan 1/5000 Ölçekli ... Planına uymakla yükümlü olduğunu, büyükşehir belediyesi kurumlara sormamışsa bunun sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara dere ıslahı için taş duvar örmek ve yol geçirmek suretiyle kamulaştırma olmaksızın filen el atıldığı, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazların değerinin tespiti ile fiilen el atılan ve fiilen el atılmayıp kalan kısımlarının şekli ve derinlikleri yönünden davacılara yararı kalmayan kısımlarının bedeline hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, anılan taşınmazlara dere ıslahı için taş duvar örmek ve yol geçirmek suretiyle fiilen el atan idarenin davalı kurum olması sebebi ile husumetin davalı belediyeye yöneltilmesinin doğru olduğu, nitekim aynı taşınmazlar hakkında diğer bir kısım paydaşlar tarafından açılan davaların Yargıtay denetiminden geçtiği, metrekare birim bedelinin uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza dere ıslahı için taş duvar örmek ve yol geçirmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacılara ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ... ve ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10308, K. 2025/9204, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10308-e-2025-9204-k-80ebdd1e8520