Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10270 E. 2025/10410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10270
Karar No
2025/10410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/506 Esas, 2024/1075 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/302 Esas, 2022/534 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 29959 ada 2 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin kendi adlarına hisseleri bulunduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, parselin tamamının kültürel tesis alanında kalması nedeniyle proje bütünlüğü gereği taşınmazın tamamındaki paylarının bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının payına düşen 86,58 m² hissenin tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, ileri sürdükleri itirazların değerlendirilmediğini, taraflarınca ileri sürülen emsallerin değerlendirmeye alınmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında kültür tesis alanında kaldığını, bu nedenle sorumlu idarenin Kepez Belediyesi olmadığı gözetilerek davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaz arsa niteliği ve 3.714,95 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup davacı ...’ın taşınmazda 86,58 m²’ye karşılık gelen 8658/371495 payla paydaş olduğu, ... Kentsel Tasarım Müdürlüğü’nün 05.08.2022 tarihli yazısına göre taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Kültürel Tesis Alanı olarak planlandığı, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 15.11.2022 tarihli yazısına göre, davaya konu taşınmazın ilk imar uygulaması sırasında kadastro parselinden % 35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak oluşturulduğu, ikinci imar uygulaması sırasında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, taşınmazın parselasyon işlemi yapılarak oluşturulmuş imar parseli olduğu bildirilmiş olup Mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında yapılan gözlem ve bilirkişi raporuna göre taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle el atıldığı, 5216 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerini düzenleyen kısmının (d) bendi gereğince kültür tesislerinin yapım, bakım ve onarımının ilçe belediyelerinin görevleri arasında sayıldığı, husumetin davalı idareye yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, imar planında davaya konu taşınmazın tamamının davalı idarenin sorumluluğundaki alan olarak planlanmış olması ve halihazırda da bir kısmına davalı idare tarafından fiilen el atılmış olması gözetildiğinde, taşınmazın tamamındaki davacı hissesine isabet eden tazminat miktarının davalı idareden tahsiline karar verilmiş olmasında da usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, İmar planında "Kültürel Tesis Alanı" olarak ayrılmış olan dava konusu taşınmaza, davalı tarafından kamulaştırma olmaksızın bir kısmına asfalt dökülüp yol yapılmak suretiyle kısmen fiilen el atıldığı, hükme esas raporda taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ... (...) Mahallesi 8403 ada, 1 parselin 15/128 hissesinin 11.02.2014 tarihli satışının emsal olarak alındığı, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespitlendiği, her iki taşınmazın da imar parseli olduğu, kıyaslama neticesinde kıyasi emsal taşınmazın daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da doğru olduğu ve emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarı ile m² birim fiyatı tespit edilerek davacının hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, taşınmazın bulunan m² birim değerinin ve tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu konum itibarı ile uyumlu olduğu, ancak resen yapılan incelemede dava konusu taşınmaza dava tarihinde fiilen el atılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığından, nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davacı adına kayıtlı 8658/371495 payın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve imar planında kültürel tesis alanı olarak ayrılan taşınmaza yol yapılmak suretiyle el atmaya başlanıldığı gözetildiğinde proje bütünlüğü gereği tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10270, K. 2025/10410, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10270-e-2025-10410-k-52beadec2ddb