Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10156 E. 2025/5350 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10156
- Karar No
- 2025/5350
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/342 Esas, 2020/199 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Eskişehir ili, ..., ... Mahallesi 2631 parsel sayılı taşınmazda davalı idare tarafından yapılan imar planı uygulaması sonucu taşınmazın bir bölümünden düzenleme ortaklık payı kesildiğini, kalan kısmın ise bedele dönüştürüldüğünü, bu bölüm için belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek bu bedelin artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaz üzerinde uygulama yapıldığını; ancak yapılan incelemede dava konusu taşınmazın davacı adına değil, dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, uygulamanın 1990 yılında Eskişehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, müvekkili idarenin 1994 yılında alt belediye olarak kurulduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan işlemlerin ilanen tebliğ edildiğini, 2942 sayılı kanunun 14 üncü maddesi uyarınca davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, imar uygulaması sonucu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, uygulama sonucu 87 m²lik yerin yer tahsis edilmemesi nedeniyle m²si 5.000,00 TL'den toplam 435.000,00 TL karşılığında bedele dönüştürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2012/600 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca; ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.'' hükmü getirildiğinden açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak sahipliğinin ispatlanması gerektiğini, davacının 30 günlük hak düşürücü sürede davasını açmadığını, idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, 2942 sayılı Kanun'un geçici 12 nci maddesinin eldeki davada uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınarak değer biçilmesi ve dosya arasında Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988/153 Esas, 1988/103 Karar sayılı kararına göre dava konusu taşınmazda hissedar olan murisin tek mirasçısı olan davacıya bedelinin ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren Kanun düzenlemesi nedeniyle bedel düştüğünden, reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerekir ise de, temyize gelen tarafın sıfatı gözetilerek bu husus düzeltilmemiştir.
4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.