Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8439 E. 2025/7069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8439
- Karar No
- 2025/7069
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/33 Esas, 2024/182 Karar DAVA TARİHİ : 04.01.2013 KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, .... köyü eski 9 pafta 1... parsel sayılı taşınmazda imar uygulaması ile bedele dönüşen davacılar payına idarece takdir edilen karşılığın artırılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmaza imar uygulaması ile belirlenen değerin yapıldığı günün rayiç değerlerine uygun olduğunu, takdir edilen bedelin davacılara ödenmiş olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.07.2015 tarihli ve 2013/8 Esas, 2015/309 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin 07.06.2016 tarihli ve 2015/24229 Esas 2016/11380 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin onama kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce karar düzeltme talebinin kabulü ile imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin olarak nitelendirilerek 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesi ile getirilen “...imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir....” hükmü uyarınca bu hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.09.2019 tarihli ve 2018/38 Esas, 2019/267 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle hesaplanan bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.09.2019 tarihli ve 2018/38 Esas, 2019/267 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin 06.02.2020 tarihli ve 2020/12153 Esas, 2020/1704 Karar sayılı kararı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin düzeltilerek onama kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce karar düzeltme talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bitişik konumda bulunan ve aynı tarihte tapuya tescil edilen imar uygulamasına tabi tutulan 1763 parsel sayılı taşınmaza, imar uygulamasının tapuya tescil edildiği 1989 yılı itibarıyla 0.57 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin de denetiminden geçerek 2018/7105 Esas, 25505 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından, bilirkişi kurulundan aynı konumda bulunan bitişik parseller için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun düzenlemesi nedeniyle bedel düştüğünden; reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderilerinin tamamından idarenin sorumlu olması gerektiğinin düşünülmemesi, 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un eklenen Geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası ile getirilen; "Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmü uyarınca harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanmaması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, bedelin düşük olduğunu, aynı mevkiide aynı değerlendirme tarihi ile 0,75 TL/m², 0,80 TL/m² bedellerin kabul gördüğünü, tescil tarihi 1989 olduğundan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı idare lehine verilen vekâlet ücretinin kaldırılması gerektiğini ve talebimiz doğrultusunda tespit edilen bedele dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ve yargılama giderlerinin tamamının davalı idare üzerine tahmil edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına idarece takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.