Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10211 E. 2025/6339 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10211
- Karar No
- 2025/6339
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/602 Esas, 2024/191 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen dosyalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 379, 313, 2050 parsel sayılı taşınmazlara haksız ve hukuka aykırı olarak el atıldığını belirterek taşınmazdaki pay bedellerinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 22.04.2015 tarihli ve 2013/307 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 22.04.2015 tarihli ve 2013/307 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tespit edilen metrekare bedeline %200 oranında objektif değer artışı uygulanması ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 15.12.2021 tarihli ve 2017/385 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ve bozma sonrası birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 15.12.2021 tarihli ve 2017/385 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu eski 2050 yeni 140 ada 78 parseli davacıların dava dışı kişilere sattıkları anlaşıldığından bu parsel açısından davacı sıfatıyla yeni malikler davaya dahil edilip, davaya devam edip etmeyecekleri sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği; Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/730 Esas, 2017/884 Karar sayılı birleştirilen dosyasında dava tarihi 22.09.2017 olduğundan değerlendirme tarihinin dava tarihi olduğu gözetilerek 2017 yılı resmî verileri ve Dairemizin ilk bozma ilamı esas alınarak ...’ın payının hesaplanması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen objektif değer artış oranının az olduğunu, kısmen davanın reddine karar verilmesinin Mahkemenin usuli işlem hatasından kaynaklandığını, davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bulunmadığını, dere yatağının mülkiyete konu olduğunu ve bu kısımların tescil harici bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C.Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında ileri sürdükleri temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden kısmen kabul kararı verilen davalar açısından idarenin yaptığı yargılama giderlerinin davacılardan alınması ve davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentlerinin çıkarılması ve 7 numaralı bendinden "giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3.062,32 TL'nin" ve "bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin çıkartılmasına "giderinden" yerine "giderinin" sözcüğünün yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.