Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10288 E. 2025/5009 K. – Görülen Kamulaş

Konu: Görülen Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10288
Karar No
2025/5009
Karar Tarihi
Konu
Görülen Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/365 Esas, 2024/109 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Dairece temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 368 ada 206 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından tazminat bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.12.2020 tarihli ve 2018/5 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tespitine, el atılan taşınmazın tapuda, davacı adına olan kısmının iptali ile davalı idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairece yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın m² birim bedelinin 03.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda 20.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu m² birim bedeli üzerinden davacılar paylarına ilişkin olarak toplam 662.063,46 TL olarak fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 16.10.2018 tarihinde ıslah dilekçesi verildiği, mahkemece hükmün gerekçesinde taşınmazın m² birim bedelinin 19.09.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tespit edilmiş olan 22.000,00 TL olarak kabul edildikten sonra, buna göre davacılar hissesine isabet eden miktarın 662.063,46 TL olduğu ve bu miktarda ıslah yapıldığı gözetilerek davanın kabulüne karar verildiği, davacı paylarının 662.063,46 TL olarak kabulü için m² birim bedelinin 20.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, bu surette mahkemece gerekçeli kararda çelişkiye düşüldüğü, bu nedenle mahkemece taşınmazın m² birim bedelinin 20.000,00 TL mi, yoksa 22.000,00 TL olarak mı kabul edildiğinin gerekçesiyle birlikte açıkca belirtilmesi gerektiğinden, tapu kaydına göre davacı ... İmana 7/252 pay oranında hissedar olduğu halde, gerekçesi gösterilmeden 7/126 pay oranında hissedar olduğu kabul edilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda kabul kararı verildiğinden ve davacılardan Ester İmana, ..., ... ve ...’in vefat etmiş oldukları, vereset belgelerinin ve mirasçılarının vekâletlerinin de dosyaya sunulmuş olması nedeniyle, işbu mirasçıların karar başlığında gösterilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; m² birim bedelinin 22.00,00 TL olması gerektiğini, bu m² birim bedeline göre fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğunun karara derç edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle, bedelin kabul edilebilir olmadığını, kamulaştırma işleminin tebliğ edilmiş olduğunu, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı da gözetilerek davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; yargılama giderine ilişkin mükerrer (3) numaralı bendin ilk paragrafında yer alan “ giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 4.921,29-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, ” ibaresinin çıkartılmasına, yerine “ giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” ibaresinin yazılması, aynı bendin ikinci paragrafının tamamen çıkartılması, yerine “Davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması, davalı idare lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin mükerrer (5) numaralı bendin ikinci paragrafının çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10288, K. 2025/5009, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10288-e-2025-5009-k-e17559c64a08