Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/5068 E. 2023/10971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5068
- Karar No
- 2023/10971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/800 Esas, 2023/504 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 39. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/286 Esas, 2022/111 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davalılar ... ile davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine, birleştirilen davada davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın davalılar ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dosyaya ilişkin dava dilekçesinde; davacının ... ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi, 91758 ada 6 parsel sayılı taşınmazda hissesi oranında malik olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idarelerin kamulaştırmasız el atması nedeniyle belirlenecek tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. 2. Birleştirilen dosyaya ilişkin dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak işaretlendiğini, davalı idare tarafından imar planına uygun işlem yapılmadığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın imar planıyla eğitim alanı olarak ayrıldığını, husumetin Milli Eğitim Bakanlığına yönlendirilmesi gerektiğini, bu tip davaların idari yargıda açılması gerektiğini, taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın uygulama imar planında eğitim alanı olarak ayrıldığını, kendilerine husumetin yöneltilemeyeceğini, davanın Milli Eğitim Bakanlığına açılması gerektiğini, taşınmaza fiilen el atmadıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan imar uygulamasında davalının bir sorumluluğu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, fiilen el atmanın olmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalılar ... ile davalı ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine, birleştirilen davada davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, fiili el atma bulunmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi, 91758 ada 6 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek bedeline hükmolunan davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davalı idare adına tescil kararı verilmiş olması doğru olmadığı gibi, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5'nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi uyarınca ve harca yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiğinden davacıdan alınan peşin ve ıslah harcının talebi halinde davacıya derhal iadesi gerektiği hâlde, bu hususun kararın kesinleşmesi durumunda iadesinin de yerinde olmadığı belirtilerek bu hususlardan karar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümle. 5. 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Yasanın 5 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4’ün son fıkrası. 6. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ... ili, Keçiören ilçesi, ... Mahallesi, 91758 ada 6 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Eğitim tesisleri alanında kalan taşınmazın 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden 2942 sayılı Kanun'un ek 4 üncü maddesi üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır. 4. Kaldı ki, eldeki davada dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında eğitim tesis alanında kaldığından ve fiili bir el atma bulunmayan taşınmazda hukuki el atma nedeniyle taşınmazın bedeline hükmedildiğinden, Ek Madde 4 uyarınca davalı idare aleyhine maktu harca hükmedilmesi gerekmekte ise de davalı idare harçtan muaf olup davalı taraf aleyhine hükmedilecek bir harç tutarı bulunmadığından bu hususta düzeltme yapılmamıştır. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl ve birleştirilen davada davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.