Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4978 E. 2023/11314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4978
- Karar No
- 2023/11314
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2737 Esas, 2023/281 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/38 Esas, 2022/242 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi 418 ada 16 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasına konu edilen taşınmaz hakkında müvekkil idarece kamulaştırma işlemlerin devam etmekte olup idarece herhangi bir hukuki ya da fiili el atma söz konusu olmadığından davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne ve el atma tazminatının davalı taraftan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük takdir edildiğini, emsalin uygun emsal olmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 1,9 kat daha değerli olduğuna ilişkin tespitin hatalı yapıldığını, kaldırma kararı sonucunda yapılan keşif sonucunda bilirkişilerce 31.08.2021 havale tarihli rapor ile arsa metrekare birim fiyatı olarak 1.560,40 TL takdir edildiğini, m² bedelinin düşük olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı harçtan muaf olduğundan müvekkilince yatırılan tüm harçların yasal olarak müvekkillerine iade edilmesi gerektiğini, davalı yararına da vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili dilekçesinde özetle; taşınmaza müvekkili idarece el atılmadığını, el atmayı kabul etmemekle birlikte davacıların uzlaşma şartını yerine getirmediğini, ayrıca müvekkili idarece el atıldığı iddiası kesinleşmeden değer biçilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, yolun ... yol ağında olmadığını, yolu kimin yaptığının öncelikle araştırılması gerektiğini, ilgili Belediye Başkanlığından mevcut yol ile ilgili e 18 inci madde uygulaması yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, davalı idare vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini; ancak Anayasa Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2018/32734 başvuru numaralı 28.07.2022 tarihli ihlal kararının objektif etkisi de dikkate alınarak davacı aleyhine reddedilen kısım için yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğinden, ayrıca davalının harçtan muaf olmasına göre davacı tarafa yatırdığı tüm harçların iadesi gerekeceği gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru bulunmamış bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen husus düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 2018/32734 başvuru numaralı kararına dayanılarak reddedilen kısım üzerinden idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun)11 inci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat talebine ilişkin olup, iş bu davanın hukukî dayanağı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı olup, genel usul hükümlerine tabi dava olduğu gibi,Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde belirtilen karar bireysel başvuru istemine ilişkin olup uyuşmazlığa özgü verilen bir karar olduğu, herhangi bir somut norm denetimine konu olmadığı gözetildiğinde kısmen kabul kararı verilen eldeki davada davalı idarenin yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması hatalı olduğu gibi, reddedilen miktar üzerinden davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 35.705,54 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.