Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4810 E. 2023/12288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4810
Karar No
2023/12288
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/1102-2020/101 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun usulden reddi/ İtirazın kabulü ile başvurunun kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.07.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalılardan ... nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın, kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan yolda emniyet şeridinde park halindeki traktöre çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, eldeki dava açılmadan önce davalı ... Şirketinin davacıya 19.04.2019 tarihinde 17.308,87 TL sürekli işgöremezlik tazminatı kapsamında kısmi ödeme yaptığını, ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalılardan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden 10.000,00 TL, davalı ... Hesabından 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesinde aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan 54.857,93 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan traktörün trafikten men edilmiş olduğunu, bu nedenle davalı ... Hesabına husumet yöneltilemeyeceğini, Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının eldeki davadan önce davacıya 19.04.2019 tarihinde 17.308,87 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ödediğini, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sürekli olduğuna ilişkin bir tespitin yer almadığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacının tahkim başvurusunda önce davalıya usulüne uygun hazırlanmış bir sağlık raporu sunmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hakem heyetince usul ekonomisi ilkesi gözetilmeksizin yargılama yapıldığını, ara karar ile usulüne uygun maluliyet raporu alınmasına karar verilmesi mümkünken 4 ay sonra başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafa usulüne uygun şekilde hazırlanacak yeni bir rapor alınması için süre verilmediğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dosyaya sunduğu % 10 oranlı maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında alınan 29.01.2020 tarihli kusur raporuna göre davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, park halindeki traktörün maliki ve sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamaya göre, davalı ... Şirketinin % 25 kusur oranında zarardan sorumlu olduğu, anılan davalının dava açılmadan önce davacıya 19.04.2019 tarihinde 17.308,87 TL kısmi ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki verilere göre 15.840,45 TL tazminat hesaplandığı, davalının ödediği 17.308,87 TL tazminatın yeterli olduğu, anılan davalı yönünden bakiye tazminat kalmadığı, davalı ... Hesabının % 75 oranında kusura göre sorumlu olduğu tazminat miktarının 54.857,93 TL olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulamasına, başvurunun kabulü ile 54.857,93 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmiş, davalı ... Şirketinin yaptığı ödemenin haricinde davacıya bir ödeme yükümlülüğü altında bulunmadığına, davacı lehine 6.384,48 TL tam oranda nispi vekalet ücretinin davalı ... Hesabından tahsiline hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren hurdaya ayrılmış aracın trafik sigortasının bulunmamasının sebebinin iradi değil, hukuki ve fiili imkansızlık olduğunu, söz konusu tescilsiz araç nedeniyle davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunmadığını, hurda aracın davaya konu kazadan önce trafikten çekildiğini, trafikten çekilen araçların 2918 sayılı KTK’nun 21 inci ve 23 üncü maddeleri gereğince yeniden tescil işlemleri yaptırılmadan trafiğe çıkarılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle bu tür araçlar için ZMSS yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, ZMSS’ye tabi olmayan araçlarla ilgili hukuki sorumlulukların 2918 sayılı KTK’nun 103 üncü maddesinde düzenlendiğini, bu tür araçların genel hükümlere tabi olacağını, aracın trafikten men edildiğini, sigortasız hurdaya ayrılmış traktörün kaza anında park halinde olup işletilme halinde olmadığını, işletilme halinde olmayan aracın kusurundan davalı ... Hesabının sorumlu tutulamayacağını, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına talebine ilişkin yaptığı 2019.E.47305-2019/İHK-12575 sayılı tahkim başvurusunda başvurunun reddine karar verildiğini, davalı ... adli tıp raporu ücretinden sorumlu olmadığını, kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmadığı iddia edilen park halindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21, 23, 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ile 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliğinin 9/1-b maddesi.

3. Değerlendirme 1.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "Tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23 üncü maddesinde ise "Araç tescil belgesi ve tescil plakasının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması zorunludur.... Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Diğer taraftan; Güvence Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Yönetmeliğinin 9/1-b maddesi gereği, Güvence Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın üçüncü kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.

Dosyadaki belgelerin incelenmesinde, kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında kazaya karışan park halindeki traktörün trafikten çekilmiş ve men edilmiş bir araç olduğunun belirtildiği, yine Gökdere Vergi Dairesinden alınan belgeye göre traktörün kaza tarihinden önce 28.12.2015 tarihinde trafikten çekildiği, kaza tarihindeki sahibinin davadışı Aysel Doğan isimli kişi olduğu anlaşılmıştır.

Bununla birlikte davaya konu traktörün kaza tarihinde hurda durumunda olup olmadığı, kaza tarihi itibariyle onarımla kullanıma uygun ... getirilip getirilmediği hususlarını gösteren yeterli bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, hurda belgesi ile aracın durumu hakkında ilgili Emniyet Müdürlüğü'nden temin edilmiş PolNet (Polis Bilgi Sistemi) sorgusuna ilişkin bir evrakın da dosyaya sunulmadığı anlaşılmış, İtiraz Hakem Heyetince davalı ... tarafından kazaya karışan aracın tescil kaydının olmadığı ve hurdaya ayrıldığı iddiası üzerinde yeterince araştırma yapılmadan karar verildiği görülmüştür.

Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, aracın kullanılamaz (hurda) ... gelmesinden kaynaklanan bir trafikten çekme durumu bulunup bulunmadığı, hurda belgeli araçların yeniden trafiğe tescil edilemeyeceği, aracın tescil kaydının olup olmadığı hususları üzerince durularak, yukarıda açıklanan belgelerin dosyaya kazandırılması suretiyle söz konusu traktörün kaza tarihi itibariyle sigorta ettirilebilecek ve zorunlu trafik sigortası yaptırması gerekli araçlardan olup olmadığı araştırılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği görülmüş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Kabule göre; dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davalı ... nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün park halindeki araca arkadan çarptığı gerekçesiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, hurda aracın sürücüsünün ve sahibinin ise gerekli önlemleri almadan park etmesi sebebiyle tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan 29.01.2020 tarihli kusur raporunda ise davalı ... nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, park halindeki traktörün maliki ve sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, İtiraz Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek karar verildiği, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Yine kabule göre, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.

4. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4810, K. 2023/12288, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4810-e-2023-12288-k-58aaa58ece46