Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5315 E. 2023/12124 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5315
Karar No
2023/12124
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/289 D. İş, 2021/289 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/Başvurunun kısmen kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan araç ile davacı motorsiklet sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve % 8,8 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 150,00 TL rapor masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 114.638,34 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle davalı müvekkiline usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davalının geçici iş göremezlik talebi yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını ve davacının müterafik kusuru nedeniyle belirlenen tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının % 8,8 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunda zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün meydana gelen kaza nedeniyle % 100 kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının zararının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak 114.638,34 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü 114.638,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığı iddia edilen 20 LE 952 plakalı aracın dava dışı Ak Sigorta A.Ş tarafından yapılmış Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bulunduğunu, bu nedenle davalı ... Hesabına husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını ve bir yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlendiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin dosyaya sunduğu TRAMER kayıtları incelendiğinde, 06.01.2019-06.01.2020 dönemi için HDI Sigorta A.Ş tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi düzenlenmiş ise de sözleşmenin devamı sırasında, aracın satış işlemi nedeniyle 18.09.2019 tarihinde poliçenin iptal edildiği, 03.10.2019-03.10.2020 tarihleri arasında da AK Sigorta A.Ş tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin düzenlendiği, fakat davalı vekilinin iddiasının aksine kaza tarihi olan 27.09.2019 tarihi itibariyle Ak Sigorta A.Ş'nin teminatının bulunmadığı, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve davacının muayenesi de yapılmak suretiyle düzenlendiği, davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı sürücü konumunda olup hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı, davacının maluliyetinin sağ ayak kırığına bağlı olarak geliştiği, her ne kadar davacının yaşının küçük olması nedeniyle ehliyeti olmasa da alınan kusur raporu ile davacının kazada kusurunun bulunmadığının belirlendiği, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak yapılması gerektiği ve yapılan hesaplamada davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 105.889,95 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisiyle davanın kısmen kabulü ile 105.889,95 TL’nin 26.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığı iddia edilen 20 LE 952 plakalı aracın dava dışı Ak Sigorta A.Ş tarafından yapılmış Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunduğunu, bu nedenle davalı ... Hesabına husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması doğru ise de 2021 yılı verilerinin esas alınmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ve davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motorsikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 94 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Davacı taraf, davacının idaresindeki motorsiklete çarpan 20 LE 952 plakalı aracın kaza tarihini kapsayan geçerli Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası poliçesi bulunmadığı gerekçesiyle ...'na husumet yöneltmiştir. Hakem Heyeti tarafından, dava konusu kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası poliçesi bulunmadığı ve davalı ...'nın sorumlu olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmiştir.

...''na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91–100 üncü maddelerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir. Bu sigortanın amacı, trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamaktır. Bu sigorta işleteni değil, aracı takip etmektedir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası işletenin 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 inci maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yapılmaktadır. 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 inci maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1 inci maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı kanunun 94 üncü maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin varlığı halinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 inci maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesinin sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.

Somut olayda; davacının idaresindeki araca çarpan ve zorunlu trafik sigortası olmadığı iddia edilen 20 LE 952 plakalı aracın, 06.01.2019-06.01.2020 tarihleri için dava dışı HDI Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapıldığı; anılan poliçenin 18.09.2019 tarihinde aracın satışı nedeniyle iptal edildiği; aracın yeni işleteni adına olan poliçenin ise, 03.10.2019- 03.10.2020 tarihli olmak üzere dava dışı Ak Sigorta A.Ş tarafından düzenlendiği, davalı vekili tarafından dosyaya eklenen TRAMER kaydından anlaşılmaktadır.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu kazanın 27.09.2019 tarihinde meydana geldiği, dava dışı HDI Sigorta A.Ş tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 06.01.2019-06.01.2020 dönemi kapsar şekilde düzenlendiği, her kadar söz konusu poliçe 18.09.2019 tarihinde aracın satışı nedeniyle iptal edilmiş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94 üncü maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verildiği gözetildiğinde, dava konusu kazaya karışan aracın sigortasız olması durumu bulunmadığından, davalı ...'na husumet yöneltilemeyeceği gözetilerek davanın reddine verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ...'nın sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5315, K. 2023/12124, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5315-e-2023-12124-k-d44b98826fcc