Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4303 E. 2023/11569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4303
- Karar No
- 2023/11569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/621 Esas, 2023/156 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi 618, 619 ve 623 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde kıymet takdir komisyonu raporu ile tespit edildiği ileri sürülen 120,00 TL'nin gerçek bedelin çok altında olduğunu, kamulaştırma yapılan bölgedeki emsal arsaların 1.300,00 TL ve üzerinde satıldığını, dava konusu yerlerin tapu kaydında tarla olmasına karşın her üç taşınmazın da yola cepheli aynı zamanda ana yola yakın olduğunu, dava konusu yerin Karadenizin en güzel kıyılarından Karaburun sahiline 10 km uzaklıkta ve 3. Havaalanına çok yakın olduğunu ve belediye sınırları içerisinde yol, su, elektrik, telefon, doğalgaz gibi hertürlü alt yapı, belediye ve kamusal hizmetlerden faydalandığını ve taşınmazların meskun mahalde olduğunu, bilirkişiler tarafından bedel tespiti yapılırken çevresel unsurların da gözönünde bulundurulması gerektiğini ve en uygun birim değeri üzerinden hesaplama yapılarak taşınmazların değerinin tespit edilmesini ve her türlü muhakeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2018 tarihli ve 2015/203 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2018 tarihli ve 2015/203 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/796 Esas, 2020/415 Karar sayılı ilamı ile istinaf istemlerinin davacı idare yönünden esastan reddine davalı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde sonucunda; aynı amaçla kamulaştırılan dava konusu taşınmazlar ile benzer konumda bulunan 502 parsel sayılı taşınmaza Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/247 Esas, 2017/311 Karar sayılı dosyasında Mayıs/2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 330.00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2019/12437 Esas sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından, bilirkişi kurulundan yakın değerlendirme tarihi itibarıyla benzer konumda bulunan parseller için tespit edilen m² değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların arsa olarak değerlendirilerek fahiş m² bedellerinin tespit edildiğini, aynı bölgede yer alan 228 parsel sayılı taşınmaza Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/205 Esas sayılı dosyasında 20.04.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 270 TL/m² olarak belirlendiği, 270 TL/m² dava tarihine güncellendiğinde 271 TL/m² bulunacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun kanun ve içtihatlara uygun olmadığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, taşınmazın 3. Havalimanına yakın değerli bir konumda bulunduğunu, bozma ilamındaki emsal 330 TL m² birim fiyatının sadece 618 parsel için uygulandığını, diğer dava konusu iki parsel için hukuka aykırı olarak uygulanmadığını, her üç taşınmazında yan yana ve aynı konumda ve aynı özelliklere sahip olup, birinin m² değerinin diğerinden daha düşük olmasının mümkün olmadığını, her üçünün de yol kenarında göl manzaralı, İstanbul'un doğa harikası olarak kabul edilen bölgesinde olduğunu, 618 parsel göl kıyısında, bahçe içinde müstakil villa tipi ev, meyve, süs ve doğal tarihi ağaçlar ve korudan oluştuğu, 619 ve 623 nolu parseller içinde yapı olmamakla birlikte, bu taşınmazlarında doğa ve konum açısından 618 parsel ile aynı özelliklere sahip olduğunu, İstanbul Boğazı'na alternatif yaratmak üzere yapılması düşünülen Kanal İstanbul'un çok yakınında yer aldıklarını, bu nedenle bedelin düşük hesaplandığını, ağaç bedellerinin düşük alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişitir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.