Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/6453 E. 2026/8074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6453
- Karar No
- 2026/8074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/643 Esas, 2025/631 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde temini, taşıma, bulundurma, teklif etme veya devretme, kara para aklama, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, suçtan elde edilmiş malın örgütsel yapı içinde gizlenmesi, motorlu araç ya da römork üzerinde sahte plaka ya da yanıltıcı yazı kullanımı KARAR : İade talebinin kabul edilebilir olduğuna TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında verilen kararın karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, incelemenin 6706 sayılı Kanun, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi ve Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesine Ek İkinci Protokol (Ek İkinci Protokol) hükümleri uyarınca yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2025 tarihli 2025/643 Esas, 2025/631 sayılı Kararı ile tekerrür eden uyuşturucu madde temini, taşıma, bulundurma, teklif etme veya devretme, kara para aklama, suç işleme amacıyla kurulmuş örgüte üye olma, suçtan elde edilmiş malın örgütsel yapı içinde gizlenmesi, motorlu araç ya da römork üzerinde sahte plaka ya da yanıltıcı yazı kullanımı suçlarından iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İadesi Talep Edilen Müdafiinin Temyiz İstemi İadesi talep edilenin Fransa'da gıyapta yargılanıp savunması alınmaksızın mahkum edildiğine, iadesi halinde talebe konu suçlar dışında başkaca suçlardan yargılanmayacağına dair Fransa tarafından teminat verilmediği gibi Cezayir asıllı Müslüman olması nedeniyle ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz kalma riskinin bulunduğuna, kişi hakkında verilen her iki mahkumiyetin iade talebinin kabul edilebilirliği yönünden ayrı ayrı değerlendirilmediğine, iade talepnamesinin ekinde kimi belgelerin resmi Türkçe tercümelerine yer verilmediğine, iade yargılaması kapsamında esas hakkında mütalaaya karşı savunmasını yapmak üzere yeterli süre ve kolaylığın sağlanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Marsilya Adli Yargı Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığının 18.07.20 25... .07.2025 tarihli iade talepnameleri ve iade taleplerine ilişkin tercüme edilen evrak incelenmekle; iade taleplerinin, iadesi talep edilen hakkında Marsilya Adli Yargı Mahkemesince 12.02.20 19... .11.2024 tarihlerinde verilen mahkumiyet kararları ile bu kararların infazı kapsamında verilen tutuklamaya dönük yakalama emirlerinin infazı için yapıldığı tespit edilmiştir. 6706 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinin "...Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinin kabul edilebilmesi için hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir. ..." ve aynı Kanun'un 4/1-ç maddesinin "Yabancı devletlerin adlî iş birliği talepleri; (...) Talepte bulunan devlette savunma hakkına ilişkin temel güvencelerin bulunmaması, hâllerinde reddedilebilir." yine Türkiye ile Fransa'nın taraf olduğu Ek İkinci Protokol'ün 3/1. maddesinin ise "Akit Taraflardan birinin diğer bir Akit Taraftan, bir kimsenin gıyabında verilmiş bir mahkûmiyetin veya tutuklama kararının infazı için iadesini istemesi halinde, Talep edilen Taraf, karara yol açan soruşturmada, suçla itham olunan bir kimseye tanınması gereken asgari savunma haklarının tanınmadığı görüşünde ise, bu nedenle iade talebini reddedebilir. Bununla birlikte, Talep eden Tarafın, iadesi istenilen kişiye savunma haklarını teminat altına alacak şekilde yeniden yargılanma hakkı verileceğine dair yeterli görülecek teminatı vermesi halinde, iade talebi yerine getirilecektir." hükümlerini içerdiği, 18.07.2025 tarihli iade talepnamesinde iadesi talep edilen hakkında verilen 29.11.2024 tarihli mahkumiyet hükmüne konu yargılamanın kişinin gıyabında yürütülüp söz konusu mahkumiyet hükmünün de iadesi talep edilene tebliğ edilemediği için henüz kesinleşmediğinin bildirildiği, benzer şekilde 22.07.2025 tarihli iade talepnamesinin eki olan evrakta da iadesi talep edilenin 11.02.2019 tarihli duruşmaya gelmediğinin, avukatının ise temsil yetkisi bulunmadığından duruşmada etkin bir savunma gerçekleştiremediğinin ve kişi hakkında bu şartlarda verilen 12.02.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün de kesinleşmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda öncelikle, 6706 sayılı Kanun'un 10/2. maddesi uyarınca bir ceza mahkumiyeti kararının infazına yönelik iade talebinin kabul edilebilmesi için söz konusu mahkumiyet kararının kesinleşmiş olması gerektiği hususu dikkate alınmadan, ayrıca Türk hukukunda "kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceği; ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" kuralının esas olduğu, Ek İkinci Protokolün 3/1. maddesine göre kaçak olsa bile asgari savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının tanınıp tanınmadığı hususunu değerlendirme yetkisinin talep edilen devletin takdirinde olduğu, adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri olan mahkeme huzurunda bizzat savunma hakkının sağlanabilmesi için iadesi talep edilenin iade edilmesi durumunda duruşmada hazır bulunma olanağına sahip olması gerektiği nazara alınarak, "Ek İkinci Protokolün 3/1. maddesi uyarınca iadesi talep edilen hakkında gerek 12.02.2019 gerekse 29.11.2024 tarihli mahkumiyet hükümlerine konu suçlamalar bakımından duruşma açılarak yeniden yargılama yapılacağı, duruşmaya davet edilerek kendisini savunma ve müdafii ile temsil ettirme, delillerini sunma veya delil toplanmasını isteme ve yargılama sonucunda verilecek hükümleri temyiz etme gibi yasal hakların tanınacağı" teminatının verilmesi halinde iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.07.2026 tarihinde karar verildi.