Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8107 E. 2026/5773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8107
Karar No
2026/5773
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1677 Esas, 2024/1722 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kamu davaları açıldığı, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, Hazine vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 31.10.2024 havale tarihli dilekçe ile katılma ve istinaf, 24.01.2025 havale tarihli dilekçe ile de temyiz istemlerinde bulunduğu keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre Milli Eğitim Bakanlığının sanıklardan ... ve ...'a atılı rüşvet verme ile olay tarihinde Batman Devlet Hastanesinde görev yapan ...'ye yüklenen rüşvet alma suçlarından doğrudan zarar görmediği nazara alındığında, Hazine ile Milli Eğitim Bakanlığının anılan suçlar yönünden katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, Sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı rüşvet alma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252/2. maddesi delaletiyle 252/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 29.07.2009 tarihli sorgular ile karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak, beraat hükümlerinin kaldırılması ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği belirlenmekle, katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/8107, K. 2026/5773, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-8107-e-2026-5773-k-79e054785b4c